Motorun üstünde hızla yol alırken az sonra yapacaklarımı düşünmek istemiyordum. Tam olarak ne yapacağıma da karar verememişken tek isteğim gerçekleri öğrenmekti. Arkamda oturan Çağatay abi kasktan sesini duyabildiğim kadarıyla “nereye gidiyoruz” diye sorarken ona bağırarak “sürpriz” diye cevap verdim. Telefon konuşmasını duyduğum günden sonra iki gün onun davranışlarını takip etmiştim. Ona kasten yanıltmacı sorular sorarken her seferinde doğru cevaplar vermesi beni şaşırtsa da hala kim için çalıştığını çözememiştim. Hayalet için mi çalışıyordu. Yoksa onu Alp tutmuş olabilir miydi? Ama Alp onu nereden bulacaktı. Kafamda değişik sorular dönüp dururken artık cevapları öğrenmenin vakti gelmişti. Hızla yeni bir viraja girdiğimde motoru sağa doğru yatırırken Çağatay abinin vücudu da benimle ayn

