-ANDAÇ - "Arabayı hazırla! Çiftlik evine gidiyoruz!" Sesim konakta yankılanırken Reşit'in yerinde kıpırdamadan durduğunu gördüm. Bedenimi hızla ona çevirdim. Gözlerimi onun üzerine sertçe diktim. "Abi daha gelmedi İstanbul'daki korumalar." Gözlerimi sıkıca kapayıp açtım. Ciğerlerime çektiğim derin nefes boğazımı yakıyordu artık. Duramıyordum lan yerimde. Şu anda yanımda olan adamlardan acaba kaç tanesi Yusuf'un safındaydı? Çiftlik evine gidersem belki de kendi tuzağıma düşecektim. Ama beklemek... beklemek imkansız geliyordu. Karımın intikamını bir an evvel almak istiyordum. "Lan yakacağım ortalığı!" diye hırladım avuçlarımı sıkarak. "Duramıyorum lan, duramıyorum! Ne zaman gelecekler?" "Uçağa bindiler abi," dedi Reşit. Sesi beni sakinleştirmeye çalışan ama altında bir gerginlik taşıy

