GİZEM Aylar geçti ama zaman benim için konağın taş duvarları arasında donup kalmıştı. Andaç'ı özlemek, ciğerlerime çektiğim her nefeste hissedilen bir acıya dönüşmüştü. Son bir aydır ise bu ruhsal ıstırabın üzerine, bedenimi ele geçiren tuhaf bir halsizlik eklenmişti. Odamdan dışarı adım atmak bile büyük bir çaba gerektiriyor, midem sürekli altüst oluyordu. İnci anne, o olaydan sonra bana tamamen cephe almış, her fırsatta soğuk ve aşağılayıcı tavırlar sergiliyordu. Bu yüzden ondan yardım isteyip doktora gitmek istediğimi söyleyemiyordum. Konakta güvenebileceğim tek bir kişi bile yoktu. Salona indiğim an bütün yardımcıların kötü bakışlarını üzerime çekiyordum. Fısıltıları duyuyordum: "Andaç Ağa'yı kaçırttı," diyorlardı. "Ağanın kardeşini ayartmaya çalışmış, tam bir sürtük. Gebertmedikle

