KAN TER İÇİNDE BİR GEÇMİŞ Sami Bey’in yanından ayrıldıktan sonra kendimi Boğaz’ın soğuk, ihtişamlı havasından arabamın kapalı sessizliğine attım. Motoru çalıştırdım ama direksiyona kenetlenmiş ellerim bir türlü gevşemiyordu. İsim zihnimde zehirli bir neon ışık gibi yanıp sönüyor, her tekrarladığımda daha keskin bir elektrik çarpıntısı yayıyordu. Tüm içgüdülerim, bütün ilkel hayvani varlığım kırmızı alarm sirenleriyle çınlarken, aklımın buz gibi hesaplı kısmı bu riskin taşıdığı fırsatları ve felaketleri soğukkanlılıkla tartıyordu. Üç yıldır toprağa gömdüğüm geçmişimden uzak durmuştum. Şimdi ise o lanetli yörüngenin çekim alanına tehlikeli bir şekilde yaklaşıyordum. Giz Ayvars sarsılmamalıydı. Gizem olsa panik içinde arkasına bakmadan, nereye olduğunu bile bilmeden kaçardı. Ama Giz bö

