Siyahın yeni tonları

3753 Words

ANDAÇ, 13 Aralık 2025 İstanbul’a ilk geldiğim gün hava da ruhum gibi kurşuni ve ağırdı. Tam üç sene geçmişti üstünden... Kaçmak denmezdi buna. Daha büyük bir labirente, daha derin bir karanlığa sürüklenmekti. Urfa’daki son günüm her şeyimi yakıp kül etmişti: adımı, soyadımı, kanımdan gelen mirasımı, onurumu, karımı ve daha doğmadan alınan iki masum canımı. Geriye sadece avuçlarımın içinde titreşen bir boşluk ve onu ancak intikamla doldurabilecek, ciğerlerimi yakıp kavuran bir öfke kalmıştı. Gebermemişti o it... Puşt oğlu puşta üç el ateş etmiştim. Ve yine gebermemişti. Benim canlarım gitmişken onlar nefes almaya devam ediyorlardı. Benim mirasımı boğazlarından rahatça geçirerek... Sadece omuriliğini parçalamış, ömrünün geri kalanını bir yatakta, kendi pisliği içinde geçirmeye mahkum

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD