BÖLÜM 6

2550 Words
Duru SOLMAZ “Duru kalk artık ya.” Gece’nin söylenmelerine kulaklarımı tıkayıp yatağa daha çok gömüldüm. Hayır yani neden erkenden uyanıyoruz ki? Sonuçta akşama kadar serbest değil miyiz? “Aa Umut bey siz mi geldiniz?” Duyduğum şeyle hemen yerimden fırladım. “Hani nerede?” Dediğimde Gece kahkaha atmaya başladı. Elimdeki yastığı ona fırlattım. “Hainsin kızım sen.” “Başka türlü kalkmıyorsun ne yapayım? Hem böylece Umut’tan etkilendiğini de anlamış oldum.” Dediğinde gözlerimi devirdim. “Adam etkilenilmeyecek gibi değil ki maşallah.” “O da senden gözlerini alamadı.” “Alamayacak tabi. Bulmuş benim gibi güzel kızı daha ne.” Dediğimde Gece göz devirdi. “Kendini beğenmiş.” “Sağ ol tatlım.” Dediğimde kahkaha attı. “Hadi kalk giyin de kahvaltıya inelim.” “Aman zaten bu zavallı Duru hiç uyuyamasın! Hiç dinlenemesin!” Söylene söylene banyoya girdim. İşlerimi halledip çıktığımda dolaba yöneldim. Mini tulumumu giyinip saçlarımı at kuyruğu topladım. Sandaletlerimi de ayağıma geçirdiğimde hazırdım. Ben öyle kokonalar gibi kahvaltıya süslenip püslenip inemem. Rahatım önemli. “Mavili güzel hadi gidelim.” Diye seslendiğimde Gece balkondan içeri girdi. Odadan çıktığımızda asansöre doğru yürümeye başladık. Bizim odamız yedinci kattaydı. Yemek salonu ise girişteydi. Asansöre bindiğimizde en alt kata basıp beklemeye başladım. “Gece kızlar aşağıda mı?” “Balın Mirza ile arazi bakmaya gitti. Defne de Yekta ile çalışıyor. Anlayacağın sadece ikimiz varız.” Dediğinde kolumu omzuna attım. “Olsun mavili güzel biz bize yeteriz.” Dediğimde Gece gülmeye başladı. “Delisin kızım sen.” “Akıllı olunca da bir şey değişmiyor.” Dediğimde daha çok güldü. O arada asansör durunca indik. Yemek salonundan içeri girdiğimizde gördüğüm kalabalık şaşırttı beni. Tamam tanınmış bir otel, yaz ayı ama bu nedir arkadaş? Nereye oturacağız biz? “Gece aynı şeyi mi düşünüyoruz?” Deyip arkadaşıma baktım. “Kesinlikle. Bir yemeğimizi alalım da s-oturacak yere bakarız canım.” Dediğinde gülümsedim. Aslan ikizim benim ya. Hayatta sektirmez. Gece ile tabaklarımızı alıp yemeklerden koymaya başladık. Gece genel olarak salata yemeyi severken ben ne bulsam yerdim. Allah’tan çabuk yakan bir bünyem var da kilo almıyorum. Yemeklerimizi aldığımızda salonda gezinmeye başladık. Oturacak minicik bir masa bile yeterdi ama tek kişilik bile masa yok. Bir anda karşımıza dikilen Alaz’la durduk. “Bu saatte yer bulamazsınız. Gelin bizim masada oturun.” Dediğinde Gece yanımda gerildi. “Gerek yok biz rahatsız etmeyelim Alaz bey.” Dedim. “Ne rahatsızlığı lütfen gelin.” Tam tekrar itiraz edecekken Gece; “Madem öyle gelelim.” Dedi. Kaşlarımı çatıp ona baktım. Adamdan rahatsız olduğu belliyken neden kabul etti ki? Alaz yürümeye başlayınca bizde peşinden gitmeye başladık. Durduğu masayı gördüğümde yutkundum. Umut dene adam tüm yakışıklılığı ile masada oturmuş bize daha doğrusu bana bakıyordu. Göz temasını kesip önüme baktım. Vicdansızın oğlu o kadar güzel bakmasana. Biz masaya yaklaşınca ayağa kalktı. “Günaydın. Hoş geldiniz buyurun.” Bizim oturmamızı beklediler. Ama sen bu kadar yakışıklı ve kibar olursan ben nasıl etkilenmem senden. Biz yerleşince onlarda karşımıza oturdu. Bir süre gergince birbirimize baktık. Aman bana ne oluyorsa? Doyur karnını Duru. Ben yemeye başlayınca Gece de başladı. Bir süre sessizce yemeğimizi yedik. Çayımdan yudum aldığımda Umut ile göz göze geldik. Bakmasana be adam! “Duru hanım uzun süredir mi dans ediyorsunuz?” Dediğinde bardağımı yerine bıraktım. “7 yaşından beri ediyorum. Gece ile birlikte.” Dediğimde ikisinin de yüzünde garip bir ifade belirdi. “Sevgiliniz kıskanmıyor mu?” Diye sorduğunda kaşlarımı çattım. “Neden kıskansın ki?” “Ne bileyim hani biraz fazla yakın ya dansınız.” Dediğinde kahkaha attım. “Birincisi benim bir sevgilim yok. İkincisi olsa da karışamaz. Çünkü dans benim yaşam kaynağım ve aramıza kimse giremez.” Dediğimde suratı asıldı. “Senin içinde mi öyle Gece?” Alaz’ın sorusuna şaşırdım. Daha doğrusu soruş tarzına. Bu ne samimiyet? “Kesinlikle öyle. Dans etmeden kendimi düşünemiyorum.” Gece’nin dediğine gülümsedim. Çocukluğumuzdan beri ikimizde öyleydik. Bulduğumuz her fırsatta dans ederdik. Hala da öyleyiz. “Umut bey sizde mi otelde çalışıyorsunuz?” Bir anda ağzımdan çıkan soruyla kendime kızdım. Hayır yani sana ne Duru sana ne? “Hayır benim turizm acentam var. Alaz’lara ve bir çok otele müşteri topluyorum.” “Eğlenceli bir iş olmalı.” “Eğlenceli ama aynı zamanda yorucu. Her milletten insanla uğraşmak kolay değil.” Dediğinde gülümsedim. Tam tekrar konuşacakken birinin yanağımdan öpmesiyle donup kaldım. “Günaydın güzellik.” Diyen Emre’yi gördüğümde rahatladım. “Sana da günaydın Emre’cim. Hayırdır sabah sabah?” “Sabah şekeri olarak seni öpeyim dedim.” Dediğinde koluna vurdum. “Seni sevgiline söyleyeceğim.” Dediğimde yüzü değişti. “Yapmazsın dimi Duru?” Dediğinde omuz silktim. Bu arada Emre beyleri fark etmiş olacak ki ikisiyle de tokalaştı. Yalın da geldiğinde tam olmuştuk. Yalın’ın geldiği andan beri Alaz’ın yaydığı elektrik resmen aramızda çatırdamaya başladı. “Kızlar kahvaltınız bittiyse birlikte denize gidelim.” Diyen Yalın’la Gece’ye baktım. Gözlerinden beni kurtar dediğini anlayınca olaya el attım. “Yalın üzgünüm biz bugün kız kıza takılacağız. Defne ve Balın da geliyor. Başka bir gün yaparız.” Dediğimde suratı asıldı. “Siz bilirsiniz. Hadi gidelim Emre.” Dediğinde ikisi gözden kayboldular. Gece’ye döndüğümde rahatladığını gördüm. “Sağ ol Duru’m.” Dediğinde; “Önemli değil.” Deyip öpücük attım. Kafamı çevirdiğimde sinirden çenesi kasılmış bir adet Umut gördüm. Ne oldu ki buna iki dakikada? “Bir sorun mu var?” Diye soran Alaz’a baktım. “Yok ya. Sadece Yalın Gece’ye aşık.” Dediğimde Alaz içtiği çayda boğulmaya başladı. Ben şaşırıp kalırken Gece ayaklanıp sırtına vurmaya başladı. Sonunda Alaz kendine geldiğinde Gece de yerine oturdu. Alaz’ın tepkisine bakılırsa tahminlerimde haklıyım. Bu adam bal gibi Gece ile ilgileniyor. “Kardeşim iyi misin?” Alaz dönüp Umut’a baktı. “İyiyim kardeşim.” Dedikten sonra bize döndü. “Gece seni rahatsız mı ediyor?” Diye sorduğunda Gece’ye müsaade etmeden ben atladım. “Yok ya okulun başından beri aşık. Gece ne kadar reddetse de hiç vazgeçmedi. Bir umut bekliyor işte.” Cümlem bittiğinde ayağıma tekme yedim. “Ah! Ne vuruyorsun kızım yalan mı?” Gece bıkkınca bana baktı. “Duru bu konuyu kapatır mısın? Hatta biz gidelim hadi.” Deyip bir anda kalktı. Anlaşılan Gece’yi fazla kızdırmıştım. Daha fazla kızmaması için bende kalktım. “Masanızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler. İyi günler.” Deyip yürümeye başladı Gece. “Teşekkürler.” Deyip bende takip etmeye başladım. Odaya çıktığımızda Gece içeri girip kızgınca bana baktı. “Duru çeneni tutamaz mısın sen hiç?” Dediğinde omzumu silktim. “Bilerek yaptım. Alaz seninle gerçekten ilgileniyor mu bilmek istedim.” Dediğimde kendini koltuğa bıraktı. “Bu kadar zahmete gerek yok. Adam zaten niyetini belli etti.” Dediğinde heyecanla yanındaki koltuğa oturdum. “O ne demek Gece?” “Alaz bana bundan sonra benden kurtuluşun yok dedi. Ha birde bana okyanus diyor.” “Vay anasını vay Alaz beye bak sen.” “Duru bak bu aramızda kalacak. O ne derse desin benim tavrımı biliyorsun.” “Gece belki…” “Duru!” Diye sözümü kestiğinde ağzıma fermuar çekiyormuş gibi yaptım. “Tamam kızma sustum. Hadi giyinip havuza inelim.” Dediğimde ikimizde ayaklandık. Dolaptan siyah bikinilerimi alıp banyoya geçtim. Üzerimdekileri çıkarıp bikinimi giyindiğimde aynadan kendime baktım. Çocukluğumdan beri dans etmenin en güzel yanı düzgün bir fizik oldu. Saçlarımı serbest bırakıp banyodan çıktım. Karşımda siyah bikinisiyle duran Gece’ye ıslık çaldım. “Hey yavrum hepsi senin mi?” Dediğimde bana dil çıkardı. “Benim gülüm benim.” Yan karnında ki dövmesi acayip seksi duruyordu. “Gece bu kadar güzel olman yasaklanmalı.” Dediğimde gözlerini devirip; “Sen hiç aynaya bakmadın herhalde Duru.” Dedi. Ona gülümseyip yatağın üzerindeki siyah delikli pareomu giydim. Gece de kendininkini giyinince plaj çantalarımızı hazırlayıp odadan çıktım. Havuza indiğimizde kendimize güzel bir şezlong bulduk. Gece yerleşirken ben içecek almaya gittim. kendime hafif alkollü kokteyl alırken Gece’ye kola aldım. Hayatta alkol kullanmazdı. İçeceklerimizi masaya bıraktıktan sonra pareomu çıkarıp çantama koydum. Gece’nin elindeki güneş kremini gördüğümde gidip önüne oturdum. Sırtımı kremledikten sonra bende onunkine sürüp vücudumun kalanına da yaydım. İşimiz bittiğinde ikimizde uzanıp güneşin tadını çıkarmaya başladık. Çantamdan kulaklıklarımı ve telefonumu aldım. “Gece ben biraz müzik dinleyeceğim.” “Keyfine bak güzellik bende biraz yüzeceğim.” Dediğinde öpücük atıp telefonuma döndüm. Kulaklığımı takıp sevdiğim müziklerden birini açıp gözlerimi kapattım. Müziğin güzelliğine kendimi kaptırırken güneşin tenimi ısıttığını hissetmeye başladım. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Bir anda üzerime düşen gölgeyle gözlerimi araladım. Tepemde dikilen Umut’u gördüğümde doğruldum ve kulaklığımı çıkardım. “Buyurun Umut bey bir şey mi oldu?” “Hayır. Sadece görünce selam vermek istedim. Yalnız mısınız?” “Hayır Gece ile birlikteyim. Yüzüyor.” Deyip havuzdaki arkadaşımı gösterdim. Umut Gece’nin yerine oturup bana döndü. “Duru yani şey sana Duru dememde sakınca yok dimi?” Gülümseyip; “Hayır yok Umut bey.” Dedim. “Lütfen Umut de. Resmiyeti sevmiyorum.” “Nasıl isterseniz.” Dediğimde ters ters baktı. “Ah! Kusura bakma ağız alışkanlığı.” Dediğimde kocaman gülümsedi. Ortaya çıkan bembeyaz dişleri kusursuzdu. “Böyle daha iyi oldu.” Dediğinde bende gülümsedim. “Duru benimle akşam yemeğine çıkar mısın desem ne dersin?” Dediğinde şok oldum. O akşam yemeği dedi dimi? Ben yanlış duymadım. Ay ama böyle damdan düşer gibi söylenir mi? Kalp var bende kalp. Bu genç ve güzel halimle ölüp gitsem yazık değil mi? “Duru orada mısın?” Dediğinde ağzımdan; “Ha!” Lafı çıktı. Bu halime kahkaha attı. Ama sen gülme ya. Bence sana gülmek yasaklanmalı. “Pardon. Buradayım.” “Eee ne dersin?” “Neye?” “Yemeğe.” Ah benim aptal kafam. Bir gülücükle salak oldum iyi mi! “Tanımadığım adamlarla yemek yemiyorum derim.” Dedim ve yerimden kalktım. Bir şey demesine müsaade etmeden havuza atladım. Güneşten fazlaca ısınmış bedenim bir anda suyla buluşunca ürperdi. Daha fazla üşümemek için hızlıca kulaç atmaya başladım. Birkaç kulaçtan sonra ısındığımı hissettim. Havuzun başına kadar yüzüp geri döndüm. Durup derin bir nefes aldım ve dibe daldım. İçeriden yüzmeye başladım. Bu şekilde düşünmeyi seviyorum. Şimdi bu adam bana neden yemeğe çıkmayı teklif etti? Benimle ilgileniyor desem ne alaka? Tamam güzel kızım yetenekliyim, eşim benzerim yok ama onunda benden kalır yanı yok yani. Bir anda kolumdan çekilince nefesimi kaçırdım ve su yuttum. Yüzeye çıktığımda öksürmeye başladım. “Duru iyi misin? Cevap ver.” Karşımda telaşla bana bakan Umut’a baktım. “Neden yaptın bunu?” Dediğimde anlamadığını belli eder şekilde baktı yüzüme. “Neden bir anda çektin beni?” “Kaç dakikadır suyun içindesin çıkmadın. Bir şey oldu sandım.” Dediğinde gülümsedi. Beni de düşünürmüş ya. Yerim. “Düşündüğün için teşekkürler ama ben çok iyi yüzerim. Ayrıca nefesimi de uzun süre tutabilirim. Beni aniden çekmeseydin su yutmazdım.” Deyip tekrar yüzmeye başladım. Tamam senden etkilenebilirim Umut efendi ama bu hemen kollarına atlayacağım anlamına gelmez. Biraz peşimden koş bakalım. Canım isterse görüşürüm seninle. Havuzda Gece’yi aradım ama bulamadım. Çıktığını varsayıp bende çıktım. Yerimize doğru yürürken Gece’nin Alaz’la konuştuğunu gördüm. Bu adamda her fırsatı değerlendiriyor canım. “Mavili güzelim neredesin sen?” Dediğimde ikisinin de kafası bana döndü. “Yüzmekten yorulunca çıktım kuzum. Baktım sen derindesin hiç ellemedim.” Dediğinde gülümsedim. İyi tanıyordu beni. Ben derine daldıysam ellemeyin beni. Mutlaka önemli bir şey düşünüyorumdur. “Gece ben yoruldum hadi odaya çıkalım. Birkaç saat dinlenelim ki akşama gösteri var.” Dediğimde ayaklandı. Üzerini giyinirken bende çantamdan plaj elbisemi alıp giyindim. Havlularımızı da topladığımızda gitmeye hazırdık. O anda Umut da geldi. “Gidiyor musun?” “Evet dinlenmem lazım. Malum akşama gösteri var.” Dediğimde; “Olmaz olsun.” Diye mırıldandı. “Anlamadım?” “Yok bir şey.” Dediğinde omzumu silktim. “Sen bilirsin. Hadi gidelim Gece’m.” Deyip yürümeye başladım. Arkamı döndüğüm an yüzümde bir gülümseme oluştu. O beni kıskanıyor mu ne? Odaya girdiğimizde hemen kendimi duşa attım. Gece beni beklememek için Defne’lerin odasına gitti. Oh be rahat rahat duşumu alabilirim. Sonunda duştan çıkıp üzerimi giyindim. Islak saçlarımı havluya sarıp odaya geçtim. Kızlar yatağın üstünde oturmuş konuşuyordu. “Demek bensiz dedikodu? Sizi hainler.” Dediğimde hepsi gülmeye başladı. Yanlarına gidip Defne ve Balın’ı öptüm. Sonra da yerime kuruldum. “Ee neler yaptınız?” “Valla ben bol bol bina gezdim.” Dedi Balın. “Bense Yekta denen öküzle kafayı yedim!” Diyen Defne’ye yöneldim. “Yine ne yaptı?” “Ay sorma Duru delirtiyor beni. Yok efendim neden kısa giyiniyormuşum, vücudumu göstermekten zevk mi alıyormuşum, uzun giyinince şık olunmuyormuymuş! Sana ne be adam sana ne! Hayır sen kimsin? Anam mısın, babam mı, yoksa kocam mı!” Aralıksız konuşmasını hayretle dinledim. Defne her daim içimizde en sakin ve kontrollü olandı. Eğer onu bile böyle delirttiyse bu Yekta harbi öküz. “Boş ver Defne’m takma. İki ayaklı öküz familyasından işte.” Diyen Gece ile kahkaha atmaya başladık. “Aşık kız sende havadis yok mu?” Dediğimde Balın kızardı. Bu kızın liseli kız hallerine ayrı hastayım ya. “Valla bir ara bana çok güzel baktı. Belki de bana öyle geldi bilmiyorum ama çok güzeldi.” Ah benim saf aşığım. Adamın buna bariz ilgisi vardı ama bizimki kabullenemiyordu. “Kızlar Umut beni akşam yemeğine davet etti.” Dediğimde Gece; “Oha.” Derken Balın; “Yuh.” Defne de; “Ne.” Dedi. Dayanamayıp bu hallerine gülmeye başladım. “Bırak gülmeyi de anlat neler oldu?” Diyen Defne’yle anlatmaya başladım. Aramızda geçen tüm konuşmayı anlattığımda ağızları açık dinlediler beni. Sustuğumda bir süre kimseden ses çıkmadı. İlk şoku atlatan Gece oldu. “Umut’a bak sen bu ne hız?” “Buldu benim gibi kızı kaçırmak istemiyor.” Dediğimde üçü de gözlerini devirdi. “Yavrum egonu kenara çek seni göremiyorum.” Diyen Gece’ye dil çıkardım. “Aferin ama Duru iyi haddini bildirmişsin.” Diyen Defne’ye tam cevap verecekken Balın; “Sen ne düşünüyorsun Duru?” Diye sordu. “Azıcık daha peşimden koşsun da düşünürüz.” “Duru hiç adam olmayacaksın dimi?” Diye kızan Defne’ye omuz silktim. Ne yapayım yani? Beni yemeğe davet etti diye hemen üzerine mi atlayayım. Eğer benden etkileniyorsa mecbur bekleyecek. Yoksa keyfi bilir. “Neyse hadi hazırlanalım gösteriye az kaldı.” Diyen Gece ile kızlar odasına geçti. Bizde hazırlanmaya başladık. *** Gösteri bittiğinde bizde bitmiştik. Herkes odasına çekilmişti. Gece desen çoktan uyumuştu ama benim bir sebepten uykum kaçtı. Ne olduğunu anlamasam da hiç uyuyasım yok. Dönüp dururken Gece’yi uyandırmaktan korktuğum için yataktan çıktım. Şortlu pijama takımımın üzerine uzun bir hırka giyinip odadan çıktım. Kulaklıklarımı takıp bahçeye indim. Belki biraz yürüyüş uykumu getirirdi. Bahçede attığım üçüncü turun sonunda hafiften uykum gelmişti. En iyisi yatağıma geri dönmek. Tam karanlık olan yerden geçerken biri koluma dokundu. Refleks olarak çığlık attım ve arkamı döndüm. Karşımda Umut’u gördüğümde kulaklığımı çıkarıp damağımı kaldırdım. “Umut ödümü kopardın!” “Özür dilerim. Kulaklık olduğunu görmedim. Amacım korkutmak değildi.” “Önemli değil.” Dediğimde bir sessizlik oluştu. “Bu saatte ne yapıyorsun?” “Şey uyku tutmadı da yürüyüşe çıktım.” Dediğimde gülümsedi. “Otele mi dönüyordun?” “Evet hafiften uykum gelince yatayım dedim.” “İyi o zaman sana odana kadar eşlik edeyim.” Deyip elini belime koydu. Kıyafetler olmasına rağmen elinin olduğu yer karıncalanmaya başladı. Bu histen rahatsız olduğum için tutuşundan kurtuldum. Bu yaptığıma yüzü düşse de konuşmadı. Asansöre binene kadar ikimizde tek kelime etmedik. “Duru neden teklifimi kabul etmedin?” Dediğinde sessizliğimi korudum. “Cevap vermeyecek misin?” Yine sustum. Asansör durduğunda indim. O da benimle birlikte indi. Odanın önüne kadar konuşmadan yürüdük. Kapıya geldiğimde dönüp; “İyi geceler. Bıraktığın için teşekkürler.” Dedim ve kapıyı açtım. “İyi geceler.” Diye mırıldandığında dayanamadım ve arkamı döndüm. “5 günün var Umut. Bu 5 gün içinde beni senle yemek yemeye ikna edersen İstanbul’a döndüğümüzde o yemeğe çıkarız.” Dedim ve odaya girip kapıyı kapattım. Son gördüğüm şey ise Umut’un şaşkın yüzüydü.       Hatalarım varsa affola. *Bayan ATABAŞ*      
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD