"Sadece...48...Gün..."

986 Words

"İnsan unuturum dedikçe kazır ruhuna unutamadıklarını..." Ellerimi yumruk yapıp etrafa baktım. Hava sabahın erken saati oluşundan dolayı oldukça serindi. Bir elimi diğer elime sürtüp hafifçe ısındığım sıra erkekler küçük geminin üzerinde bir şeyler yapıyordu. Biri çapanın ipini tutuyor, biri eşyaları taşıyor... Denizden gelen rüzgar ile gözlerimi kıstım. Tuzlu bir koku vardı etrafta. Bir de rüzgar estikçe yüzüme vuran küçücük su taneleri. Her şey hazır olduğunda Mahmut'un yardımıyla gemiye bindim. Bir tek Çin'e giden biz değildik bu arada. Yan tarafımızda duran genç kızların çoğunlukta olduğu bir grup da vardı. Anladığım kadarıyla öğretmenleri onları kamp yapmak için buraya getirmişti. Çin'den Endonezya'ya? Gözlerimi devirip Mahmut'un koluna tuttundum. Sallanmak hiç hoşuma gitmiyor

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD