Bebeğini ilk kez kollarının arasına aldığında, gözyaşlarına hakim olmaya çalışmamıştı bile. Bu anı o kadar çok beklemişti ki... Onu haftalarca cam bölmenin arkasından izlemekle yetinmişti. Artık doya doya kucaklayabilirdi yavrusunu, kokusunu derin derin içine çekebilir, kollarının arasında ninniler söyleyerek uyutabilirdi bebeğini. "Ne kadar minik. Bu bizim bebeğimiz mi şimdi?" derken, küçük oğlunun o küçüçük elini öpüyordu bir yandan. Yaşlı gözlerini dikiz aynasına çevirerek, kocasını bakışlarıyla karşılaşmayı bekledi. Hastaneden çıkar çıkmaz evlerine doğru yola koyulmuşlardı. Ve Hande Giray’ın da kendisinden bir farkı olmadığını, ama kendisinin aksine onun yaşlarını akıtmamaya çalıştığını biliyordu. Nitekim onun gözleri aynayı bulduğunda, o gözlerin dolu dolu olduğunu gördü. "Çok güzel
Download by scanning the QR code to get countless free stories and daily updated books


