Billur Hanım çayını içtikten sonra artık gitmek için ayaklandı. Hayal ile de uzun bir konuşma yapmış, sözlerinden dolayı ne kadar pişman olduğunu açıklamıştı. Tüm samimiyetiyle özür de dilemişti. Hatta bu da yetmezmiş gibi, eğer Hayal isterse onun ailesiyle bile konuşabileceğini söylemişti. Kırgınlıklar elbetteki öyle kolay geçmezdi. Ne de olsa her şey daha taze sayılırdı. Ama evlat da bir kenara atılmıyordu işte. Anne yüreği razı gelmiyordu çocuğunu bir daha görmemeye. Feryal Hanım da bir anneydi. O da özlüyordu belki de kızını. Ama Billur Hanım'ın başlarda olduğu gibi, kararsız kalıyordu belki de ne yapması gerektiği konusunda. Hayal karşısındaki kadını içtenlikle dinlemişti. Hâlâ inanamıyordu aslında Billur Hanım'ın kendisiyle eskiden olduğu gibi sevecenlikle konuştuğuna. Hatta onun a

