Öğlene doğru yataktan çıkabildiklerinde, el ele aşağı inerek kahvaltı hazırlamaya başlamışlardı. Sanki ilk kez birlikte gözlerini yeni güne açmış gibi mutluydular. Birdenbire önlerindeki tüm sisler kalkmış, tüm acılar çok geride kalmış gibiydi. En azından kendilerini yeniden doğmuş gibi hissediyorlardı. "Aç ağzını bakalım." Hayal, Arda’nın uzattığı ekmekten bir parça aldı gülümseyerek. Aynı şekilde oda ekmeğin üzerine önce tereyağı ardından da reçel sürerek, Arda’ya uzattı. "Sen hep böyle güzel ellerinle besle beni olur mu?" dedi tatlı bir şekilde gülümseyerek. Hayal ise onun gülümsediğinde yanağında oluşan gamzeye kayıtsız kalamayarak, o gamzenin üstüne kocaman bir öpücük kondurdu. "Olur. Biraz kilo aldırmam lazım sana. Sonra bir adama bile bakamıyor bu kız, ne beceriksiz derler." "

