Odanın içinde dört dönüyordu Giray. Hande ise hâlâ şaşkınlığını üzerinden atabilmiş değildi. Ama en çok neye şaşırdığını bilmiyordu. Onu birdenbire karşısında bulduğuna mı yoksa onun kendisine Birol yüzünden hesap sormasına mı? Kafası allak bullaktı. Karşısındaki adamın kırmızı görmüş boğa gibi bakışlarını ikidebir yüzüne dikip, sorusuna bir cevap istemesi de çok yardımcı olmuyordu kendisine. "Sana bir soru sordum! Niye susuyorsun?" Delirmiş gibiydi Giray. Nasıl delirmesindi ki zaten? Çocuğumun annesi ve evleneceğim dediği kadını el ele başka bir herifle görmüştü?! O delirmesin de kim delirsindi? Bu yetmezmiş gibi birde sorusuna bir cevap da alamıyordu ondan. Oysa onun yerini öğrendiğinde nasılda omuzlarından ağır bir yük kalkmış gibi rahatlamıştı. Onunla konuşacak ve her şeyi tatlıya

