Uzay Heykelci; Jeremy ne telefonlarıma cevap veriyordu ne de mesajlarıma. Dün geceden beri onu arıyordum. Daha fazla dayanamayınca evden çıkıp marinaya gittim. Boştu. Kimse yoktu. Yatağı bozulmamıştı. Geminin kıç tarafına ilerleyip oturdum ve Jeremy'i aramaya devam ettim. İskelenin başındaki hareketlenmeyle oraya döndüm. Jeremy'in ağzı yüzü dağılmıştı. Koşarak yanına gittim ve sarıldım. "Aşkım ne oldu sana? Nasıl oldu bu? Çok acıyor mu? Kim yaptı? Söylesene! Jer, hayatım ne oldu?" yüzündeki gülümseme büyüdü. "Bir daha desene?" "Ne diyeyim? Jeremy ne oldu anlatsana!" "Aşkım de hayatım de." kollarımı gevşetip uzaklaştım. "Jeremy ne olduğunu artık anlatsana?" "Bir şey yok. Kavga ettim sadece. Önemli bir şey değil." "Bir saniye! Kağan'la mı kavga ettin?! Neden gittin? Jeremy sen beni öldürme

