Aşk dedikleri şey neydi ? Ne kadar değiştirirdi insanı ? Nasıl başka bir canı kendinden daha çok severdi ki insan ? Nasıl aldığı nefesle yaşar onsuzluğu ölüm olarak tanımlardı. Özlemek nasıl bir şeydi ? Niye böylesine nefesini keserdi insanın ? Neden zamanın durduğunu sanır da onu görmek için delirirdi insan. Birine sarılmak bu kadar önemli miydi ? Ya sadece uzaktan izleyerek hasret dindirilir miydi ? Su gibi ekmek gibi ihtiyaç değil miydi sarılmakta ? İnsanın Ruhunu doyurmaz mıydı ? Ender de uzaktan karısına bakarken tam da bunlar düşünüyordu. Özlüyordu ! Deli gibi sıkıca , sarılmak istiyordu Gülse'ye. Kadın aralarına görünmez duvarlar örmüş ve Enderin oradan geçmesine izin vermiyordu. Oğlunu bile o yokken görebiliyor , karısının gül yüzüne hasretlik çekiyordu. Sesini özlemişti Ender

