Nazar; "Almaya geldik" lafı kulaklarımın içinde çınladı durdu, sonra yerini ince bir uğultuya bıraktı. Hatice Abla'nın dudaklarının kıpırdadığını görüyordum ama sesi sanki su altından geliyordu. Beni almaya gelmişlerdi. Ağrı'dan. Halam mı? Hayır... Halam olsa Hatice Abla "bir kadın" derdi. İki kadın demişti. İki. Yüzümden kanın çekildiğini hissettim. Parmak uçlarım buz kesti, çarşafı farkında olmadan avucumda sıktım. "Kim onlar?" diye sorabildim. Dilim damağıma yapışmıştı. "Bilmiyorum kızım," dedi Hatice Abla. Elindeki önlüğü sıkıp bırakıyordu. "Biri yaşlıca, biri daha genç, kız gibi. Sana benziyorlar. Yaşlı olan 'Nazar'ı göreceğim, görmeden gitmem' diye tutturdu kapıda." Cevahir Ağa tek kelime etmeden Hatice Abla'ya döndü. Çenesinin kasılsığını gördüm. "Salona al, çay ver," dedi.

