Saatler geçmek bilmiyordu sanki. Bugün Almanya'dan Vural geliyordu ve Nazlı onu tek başına karşılamak istemişti. Nedim başta karşı çıkmak istese de, Nazlı onu, "Onunla baş başayken konuşmam gerekiyor abi. Ne olur anla beni." sözleriyle ikna etmeyi başarmıştı. Şimdi Vural'ın bindiği trenin gara gelmesini bekliyordu. O anda hislerini açıklayabilecek bir durumda değildi genç kadın. Vural'la geçmişte birçok şeyini paylaşmıştı, ama onun kendisine karşı beslediği ilgisini fark ettiği an, o güzel dostluğu bitirmek zorunda olduğunu hissetmişti. Ama tam anlamıyla bitirmeyi bir türlü başaramamıştı. Bir süre daha bekledikten sonra trenin gelmiş olduğunu fark ederek oturduğu yerden kalktı ve genç adamın trenden inmesini gözlemeye başladı. İçinde hem korku, hem şaşkınlık hem de huzursuzluk duyguylar

