-"Elif… Biz Zeynep'le anlaşmalı bir evlilik yaptık. Onun yardıma ihtiyacı vardı. Karnı burnundaydı, bir başınaydı, çocuğuna bakacak kimsesi yoktu. Ben de onunla bu yüzden evlendim. Aramızda hiçbir zaman bir karı-koca ilişkisi olmadı." Elif, ellerini Yusuf’un ellerinin üzerine koydu ama ne çekti ne itti. Yalnızca bakıyordu. -"Yusuf... Şunu baştan, düzgünce anlatır mısın lütfen?" Yusuf derin bir nefes aldı. Gözlerini kısa bir anlık uzaklara çevirdi, geçmişe bir pencere aralandı sanki. -"Sen beni terk edip gittikten sonra… daha fazla Ankara'da kalamadım. Her sokakta senin adımların vardı. Şark görevi istedim, buraya geldim. Birkaç ay sonra, mesaiden çıkmış eve gidiyordum… Zeynep’i o pislik kocası sokakta döverken gördüm. Kan içinde kalmıştı. Araya girdim, aldım elinden." Elif’in gözleri

