Serdar, elindeki telefonu Elif'e uzattı. Yüzünde karmaşık bir ifade vardı. Hem Yusuf'la konuşması gerektiğine inanıyordu hem de Elif'in tekrar incinmesinden korkuyordu. Sesi sakin ama kararlıydı. -"Yusuf arıyor, seni istiyor." Elif, tereddütle Serdar'ın uzattığı telefonu aldı. Eli hafifçe titriyordu. Derin bir nefes alarak cevap verdi. -"Efendim?" Telefonun diğer ucundan Yusuf'un endişeli sesi duyuldu: -"Elif, aşağıya gelebilir misin? Konuşmamız lazım." Elif'in kaşları çatıldı. Ne konuşacaklardı ki artık? Aralarında aşılması güç engeller vardı. Soğuk bir ses tonuyla cevap verdi. -"Ne hakkında konuşacağız Yusuf?" Yusuf'un sesi yalvarırcasına geldi. -"Sana her şeyi anlatmam lazım Elif." Elif'in içinde bir şeyler koptu. O anki karmaşık duygularla boğuşuyordu. Hem merak ediyordu hem

