Afra'nın o zehirli sözleri, Elif'in kulaklarında bir çan gibi yankılanıyordu: "Ben hamileyim... Ve bebeğin babası... Yusuf." Dünya, o an Elif için dönmeyi bırakmış, tüm renkler bir anda griye dönmüş, tüm sesler uğultuya dönüşmüştü. Sanki bir kabusun ortasında, çırpınıyor ama bir türlü uyanamıyordu. Huriye, kuzeninin koluna girdi, onu ayakta tutmaya çalıştı. Ama Elif, sanki tüm gücünü kaybetmiş, bir yaprak gibi rüzgarda savruluyordu. Gözleri, boşluğa dalmış, yüzü bembeyaz kesilmişti. Afra, zafer kazanmış bir edayla, Elif'e bakıyordu. Dudaklarında, şeytani bir gülümseme vardı. -"İnanmıyorsun, değil mi?" dedi. "Ama bu gerçek, Elif. Yusuf, senin sandığın kadar masum değil." Elif, Afra'ya cevap vermedi. Verecek gücü yoktu. Sadece, başını iki yana sallıyor, -"Hayır... Bu olamaz... Bu bir

