Kavga

339 Words
Kaan'ın hızla yanımıza gelip Mert Bey'e kafa atması ile kaç aylardır yaptığım projelerin gözümün önünde kayboluşunu izledim. Kaan, Mert Bey'in üstüne çıkmışken onu çektim ve yüzüne bir tokat attım.  "Ne yaptığını zannediyorsun!" diye bağırdım. "Asıl sen ne yapıyorsun? İşim var diyip bu piçin yanına mı geldin!" diye bağıran Kaan'a "Seni ahmak herif! O benim iki dakika önce iş anlaştığım adamdı! Şimdi Kaan buradan hemen defol git!" diye bağırdım. Fazlasıyla sinirlenmiştim. Sinirden sesim fazlasıyla yüksek çıkmıştı ki bütün bar bizi izliyordu. Kaan sinirle yanımdan ayrılırken Mert Bey'in yanına gittim. "İyi misiniz Mert Bey? Gelin sizi hastaneye götüreyim." dedim şansımı zorlarken. "İstemez! Biz buraya iş anlaşmak için geliyoruz gördüğümüz muameleye bak!" diye sinirle bağıran Mert Bey çevik bir hareketle ayağa kalktı. "Mert Bey bir kez daha düşünseniz. Olmaz mı?" dedim. "Anca alışveriş merkezinin "%75 hissesi bende olursa kabul ederim." diyen Mert ile sinir kat sayım arttı. Böyle büyük bir hisseyi asla ona veremezdim. Barın kapısının önündeki korumalara seslendim. Korumalar hızla yanımıza gelirken "Mert Bey'i söyleyin hastaneye götürsünler. Masrafları falan da ödesinler." dedim ve bana şaşkınca bakan abimlerin yanına gittim. "Bu diyeceklerimi Kaan'a iletin. Bana bir süre yaklaşmasın. Yoksa bütün hıncımı ondan alırım." dedim ve bardan çıktım. Barda her zaman bir arabam bulunurdu. Hemen arabama atladım ve şirkete doğru arabayı sürdüm. Bu sinirle dövüşe falan çıksam da beni kesmezdi. Bu nedenle şirkete gidip kendimi işe verecektim. Şirkete vardığımda saat geç olduğundan fazla kişi yoktu. Hızla asansöre bindim ve odamın olduğu kata çıkmaya başladım. Aynadaki halime baktığımda kendimden tırstım.  Önce üstümü başımı toparlamalıyım. Çantamdan telefonu çıkardım ve Kazım'ı aradım. "Kazım şirkete rahat edebileceğim kıyafet ve makyaj temizleme suyu getir." dedim ve telefonu kapattım. Koridorda ilerlerken sekreter kıza "Bana bir kahve yap odama getir." dedim.  Üvey babamın o çok istediği projeyi kendi mallığım yüzünden kaybetmiştim. Kapımın tıktıklanması ile "gel" dedim. Kazım elinde iki poşetle girdi. Poşetleri bana verirken "İyi misiniz Anka Hanım?" diye sordu. "Hiç iyi değilim Kazım. O çok istediğim proje vardı ya. Onu bugün kaybettim" dedim. "Bunu duyduğuma üzüldüm Anka Hanım. Yapabileceğim başka bir şey var mı?" diye sordu. "Yok teşekkürler." dedim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD