bc

Siyah'ın Kızı

book_age12+
236
FOLLOW
1K
READ
dark
HE
powerful
bxg
realistic earth
coming of age
friendship
school
like
intro-logo
Blurb

Öz ailesini kaybeden genç kızın hayatında yaşadığı onca zorluklar arasında güzel arkadaşlıklar, sevgili ve mutlu bir sona engelleri tek tek aşarak ulaşmasını anlatan bu kitapta birçok acı, kayıp bizlerle olacak.

chap-preview
Free preview
Abim
Lanet olası alarmın çalması ile sinirle alarmı alıp duvara fırlattım. Amına koyum bugün yeni bir koleje kayıt olacaktım.  Sinirle yorganı ayağımla ittirdim ve odamdaki banyoya gittim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra aynadaki halime baktım. Dün ki kafes dövüşünden sonra yanağım kızarmıştı.  Bunu umursamayarak dolabımdan siyah kot pantolon, siyah t-shirt ve siyah kot ceketimi çıkarıp giydim. Akşamdan hizmetçiye hazırlamasını söylediğim siyah çantam sandalyemin üstündeydi. Çantamı da aldım ve garaja indim. En sevdiğim arabalardan biri olan Bugatti Chiron'a bindim. Bu arabanın hızına aşıktım. Arabayı son sürat sürerken telefonumun çalmasıyla kimin aradığına baktım. En güvendiğim adamlarımdan biri olan Kazım arıyordu.Telefonu açtım ve hoparlöre aldım. "Günaydın Anka Hanım. " diye konuşmaya başlayan Kazım ile konuşmayı uzatmaması için "Kısasa gel." dedim. "Dün ev dönüşü sizi rahatsız eden adamı bulduk." derken araba ile okula giriş yaptım. Arabam herkesin dikkatini çekerken telefonu hoparlörden çıkardım ve kulağıma götürdüm. Çantamı alıp arabadan inerken herkesin gözü bendeydi. "Şimdi ne yapmamızı istersiniz Anka Hanım?" diye sordu Kazım. "Sıkın kafasına gitsin." dedim ve telefonu kapattım. Herkesin gözü hala bendeyken konuşmalar başladı. Herkesin bana hayranlık ve kıskançlıkla bakması ne kadar gururumu okşasa da daha beni tanımıyorlardı. "Olum kızın kalçasına baksana" diyen birini duymamla kaşlarım çatıldı. Sesi duyduğum tarafa döndüm ve "Hanginiz dedi lan onu!" diye bağırdım. Sesim öyle sert ve soğuk çıkmıştı ki herkes korkmuştu. "Ben" diyen çocuğu baktım. Yazık olacak. Zaten az biraz tipi var. Onu da kaybedecek. "Yaklaş." dedim. Çocuk pişkin pişkin bana yaklaşırken okulun bahçesindekiler ne yapacağımı merakla bekliyorlardı.  Çocuğa olabildiğince yaklaştım. Büyük ihtimalle çocuk onu eğlendireceğimi zannediyordu. Ama asıl eğelenecek olan bendim. Çocuğun kulağına yaklaştım ve "Kendi ölümünü onayladın." dedim veçocuğun özel bölgesine hızlı bir tekme attım. Çocuk yere yığılırken üstüne çıktım ve yüzünü iki üç defa yumrukladım. Herkes şaşkınlıkla bizi izlerken cebimden özel tasarım çakımı çıkardım.  Okulun bahçesinde kızların çığlıkları duyulurken çocuğun kolunu açtım ve Anka kuşunu ,benim işaretimi, çizmeye başladım. Anka kuşunu çakıyla koluna çizdikten sonra üstünde kalktım ve karnına bir tekme  attım.  "N'oluyor burada?" diye bir ses duymam ile çocuğu tekmelemeyi bıraktım Okulun müdürü şiddetle bana bakarken onu umursamadan çakımı yerde yatan çocukla temizledim ve geri cebime koydum. "Siz küçük hanım beni takip ediyorsunuz." diye kızgınlıkla bağıran müdürü göz devirerek takip etmeye başladım. Gören de çocuğu öldürdüm sanar. Alt tarafı dövüp koluna çakımla Anka kuş çizdim. Müdürün odasına girdiğimizde odanın sıkıcılığını görmemle içim baydı. "İsmin ne?" diye soran müdüre "Anka Soykırım" dedim. Müdür birkaç evrakı karıştırdıktan sonra bir dosya çıkardı. "Anka Adel Soykırım." diye dosyadaki ismi okuması ile "Sadece Anka Soykırım." dedim. "Niye burada Adel ismide var " dedi. O ismi bana dolaylı yoldan abimin isteği ile vermişlerdi. Bu nedenle de beni arayıp sormayan bir abinin verdiği ismi kullanamam. "O ismi kullanmıyorum." dedim kısaca. "Okula yeni kayıt olmuşsun. Peki bu kavganın sebebi ne?" diye sordu müdür. "Götüme bakarak arkadaşlarına götümü övdü." dememle müdür ne diyeceğini bilemedi. Bu kadar net söylememi beklemiyordu sanırım. Aman banane. "Bu seferlik görmezden geliyorum. Bir daha olmasın. Sınıfın 12/A" diyen müdür ile bir şey demeye gerek duymadan odasından çıktım. Koridorun başındaki sınıf krokisini görmemle 12/A sınıfının yerine baktım.  Bir üst kattaydı.  Sınıfa çıkmadan önce müdürün odasına gelirken gördüğüm kızlar tuvaletine girdim. Elimde hala kan vardı onu yıkamam lazımdı.  Tuvalete girdiğimde beni gören kızlar hemen tuvaletten çıktılar.  Onların bu korkusuna gülümserken ellerimi yıkadım. Tuvaletten çıktığımda zilin çoktan çalmış olduğunu gördüm. Hiç acele etmeden bir üst kata çıktım. 12/A yazan sınfı görmemle kapıyı tıklatmadan içeri daldım. Ders anlatan kadın hoca bana sinirle bakmaya başlayınca onu umursamadan en arkadaki boş sıraya oturdum. "Bu ne terbiyesizlik! Derhal Müdür Bey'in odasına." diyen hoca ile "Daha yeni yanından geliyorum. Beni bir daha uğraştırma." dedim sertçe.  Ön sıralardan biri "Hocam size bahsettiğimiz kız" demesi ile hoca seslice yutkundu. Hadi ama. O benden korkmuş muydu? Bu keyfimi yerine getirirken " Bu seferlik görmezden geliyorum." dedi. İşine gelmeyende görmezden geliyordu. Ne güzel iş bu. İşime gelmeyince görmezden geliyorum demek. "Hadi kendini tanıt" diyen hoca ile herkesin anlayabileceği şekilde "Anka Soykırım." dedim. Fazla konuşmayı sevmezdim. Hoca daha fazla benle uğraşmamıştı. Bende tek başıma oturduğum sırada uyumaya başladım. Birisinin beni dürtmeye başlaması ile sinirle kafamı sıradan kaldırdım. "Ne sikime dürtüp duruyorsun? Uyuyorum burada görmüyor musun?" diye sordum karşımda oldukça yakışıklı duran çocuğa. "Yerimde oturuyorsun diye dürttüm" diyen çocuğa "İyi niyetimin son kullanma tarihi bitti. Bu nedenle siktir git başka yer bul kendine" dedim. "Lan kızım çıldırtma beni kalk" diye bağırdı çocuk.  "Lan haklıyım da kalkmıyorum yerden" dedim. "Neren haklı senin?" diyen çocuğa "Ben doğuştan haklıyım, fakat hobi olsun diye tartışabiliriz. " dedim. O esnada siması tanıdık olan bir çocuk yanımıza geldi. "N'oldu Kaan?" diye sordu. "Kız sülük gibi yapıştı kalkmıyor yerimizden. " demesi ile siması tanıdık olan çocuk bana baktı ve bir anda gözleri açıldı. Kesinlikle dövdüğüm çocuklardan biriydi. "Adel?" dedi sorarcasına siması tanıdık gelen çocuk. Adel ismini bilen çok az insan vardı. Sinirle ayağa kalktım ve "Kimsin lan sen!" diye bağırdım. "Beni tanımadın mı?" diye sorması ile "Tanımam mı gerekiyordu?" diye sordu. "Benim Alper, abin" demesi ile simasının nereden tanıdık geldiğini anladım. Ama bunun burada ne işi vardı? Aramızda iki yaş vardı. Yani o üniversite de olmalıydı. "Benim abim yok." dedim ve geri yerime oturdum. "Adel ne demek benim abim yok." diyen Alper ile sinirlerim tavan yaptı. Sinirle ayağa geri kalktım. "Bir, benim hayatımda sadece beş kişi oldu. İki, onların dördü öldü. Üç, geriye kalan abim olacak piç ise öz annemler öldükten sonra siktirdi gitti sonrada ne aradı ne sordu!" dedim sinirle. Abim olacak piç son kez "Adel" demesi ile "Hayatın en değişmez formülünü bir yere not al lütfen: EDEN->BULUR " dedim. Abim olacak şerefsiz adının Kaan olduğunu öğrendiğim çocuğu çekerek başka bir sıraya oturdu. O kadar sinirlenmiştim ki sinirimi bugün içinde atmalıydım. Dün kafes dövüşünden sonra kendi kafes dövüşüne katılmamı istediğini söyleyerek kartını veren adam aklıma gelmesi ile çantamdan verdiği kartı çıkarıp telefonda numarasını tuşladım. Kısa bir süre sonra telefon açılınca "Ben Anka Soykırım. Dün ki teklifiniz hala geçerli mi?" diye sordum. Kendinden emin bir şekilde, "Tabi ki de geçerli. " dedi adam. "Tamam o zaman bugün saat altı için bana bir kafes dövüşü ayarla." dedim. "Bugün mü?" diye soran adam ile gözümü devirdim. Lafımın tekrarlanmasından nefret ederdim. "Evet bugün!" dedim sinirle ve telefonu kapattım.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Leyal -Unutulan Eş (Türkçe)

read
18.9K
bc

Yıldızlar Sönerken | Türkçe

read
3.3K
bc

MÜHÜR

read
119.3K
bc

41 Günlük AŞK Güncellemesi

read
52.1K
bc

SESSİZ KUĞU

read
7.0K
bc

İnci Tanesi

read
59.3K
bc

MAVİŞ (1. VE 2. SERİ)

read
2.9K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook