Abimler dün gece yola çıkmışlardı. Kısa bir süre geçmişti ama onlara hafifte olsa ısınmıştım. Neyse. Şimdi herkese yıkılmadığımı, hala ayakta olduğumu göstermeliyim.
Arabamı okulun otoparkına park ettiğimde fısıldaşmalar hemen başladı. Fısıldaşmaları takmadım ve arabamdan indim.
Herkesin bana bakmaya başlaması oldukça sinirimi bozdu. Bu nedenle müdürün duyuru yaptığı yere çıktım.
"Herkes bir dakika bana baksın!" diye bağırdım. Herkes anında bana bakarken "Ne hakkında dedikodu yapıyorsunuz bilmiyorum ama benim hakkımda dedikodu yapıyorsanız yanlış dedikodu olmasın. Ben size doğruları anlatayım! " dedim ve derin bir nefes aldım.
"Kaan piçi beni aldattı. Bende yattığı kızı alt bölgesinden ve kafasından vurarak öldürdüm.Bu bir. Artık bu kolej benim. Satın aldım bu iki. Kaan'ı artık umurumda değil. Kızlar benden çekinmenize gerek yok. Üstüne atlayabilirsiniz bu da üçtü." dedim ve kürsüden indim.
Kimse böyle bir açıklama beklemiyor olacak ki şok oldular. Onların bu hali keyfimi daha da yerine getirirken sınıfa çıktım.
Eskiden Kaan ile oturduğum sıraya geçtim ve oturdum. Daha kimseyle kavga etmemişken hoca içeri girdi.
Hoca tam derse başlayacakken içeri müdür girdi ve yanında Rüzgar'ın da olduğu beş yeni öğrenci girdi. Herkes aralarında fısıldaşırken müdür "Bunlar yeni öğrencilerimiz. Kendilerini tanıtırlar." dedi ve çıktı.
Ben Rüzgar'a kötü bakışlarımı atarken o da beni fark etti ve kaşlarını çattı. Bütün moralim kanalizasyona bir sifon ile çekildi.
"Evet çocuklar kendinizi tanıtın." diyen hoca ile bir çocuk öne atladı. Bu çocuk biraz tez canlıydı ve saftirik bir şeydi.
"Ben Kuzey. Şu üç kişi de arkadaşlarım Barlas, Rüzgar ve Nazlıcan. Şu kıvırcık kızı ise tanımıyorum. Yani tesadüfen aynı anda geldik bu sınıfa." dedi Kuzey.
O esnada kıvırcık saçlı kız "Ben de Ece" dedi. "Adı Ece'ymiş hocam" diyen Kuzey ile göz devirdim. "Duydum evladım. Hadi boş yerlere geçin oturun." dedi hoca.
Bunun üzerine Nazlıcan ve Barlas eskiden abimleri olan sırasına oturdu. Kuzey ile Rüzgar ise önüme eskiden Ateş'lerin oturduğu yere geçti. Ece ise yanıma yaklaştı.
"Şey senin ve şuradaki çocuğun yanı boş. O çocuk biraz şey geldi buraya oturabilir miyim?" dedi Ece. Çocuğa baktığımda gerçekten Ece'yi yiyecek gibi bakıyordu. Çantamı çektim ve " Olur." dedim.
O esnada kapı açıldı ve içeri Kaan girdi. "Geç kaldım da gelebilir miyim?"