Hani hiç bir şey yolunda gitmezken daha fazla ne olabilir dersin ve olur ya işte öyle bir şey di bu...
Kapıyı açtığımda karşımda Mehmet,Deha ve adını bilmediğim karşımda ilk defa gördüğüm iki tane kız vardı.
Kenan kapıdakiler kendi arkadaşıymış gibi sevinçten göbek atacaktı içeri davet ederken .
İçimden kurtar beniii esraa hanım diye bağırırken sadece gülümseyip buyrun dedim.
Mehmet yüzüme bakıp; bok gibisin! sen iyice evlenince salan kızlara dönüştün, şu pijamaları çıkart üstünden dedi.
Suratıma anlamsız bir ifade takıp gözlerimi şaşı yapıp yüzüne bakınca sancılarım var beni rahat bırak! dedim.
Deha ilgilenmemiş gibi görünse de yakalamıştım sancım var diyince yüzüne endişe yerleşmişti.
İçimden "yemezler aslanım senin karşında kim var?" deyip.
Dışımdan kahve mi? içersiniz yoksa başka şeyler mi? diye soru yöneltince.
Mehmet oturduğu yerden yanında ki paketi göstererek ben içkilerimizi getirdim, sana söylemeden geldik ama hem sürpriz olsun, hem de düğüne nasıl gideceğimizi ayarlayalım istedim.
Kenan ve ben anlamaz ifade ile birbirimize bakıp; Ne düğünü ya dediğimde kafamda ki jetonlar 3 kiraz yan yana gelmiş gibi bir anda düştü; düğün bu hafta sonuydu değil mi ?
Deha geldiğinden beri ilk defa lafa girip; unuttuğunu Ali ve Gül duymasın. Dedi muhattabı ben değilmişim gibi ortaya konuşarak.
Kenan sağ şakağımdan öpüp; zaten bu hafta zordu hayatım aklından çıkması normal dedi iş yerinde ki yoğunluğu kastederek.
Sen otur ben bardakları ve biraz çerez hazırlayıp geleyim yanınıza diye ilave etti.
Kapıdan girdikleri andan itibaren yanlarında ki kızları takdim etmediklerini hatırlatarak;
Beyler hoş geldiniz sizi görmek çok güzel ama kızlar ile beni ne zaman tanıştıracaksınız dedim.
İçimden midem bulanıyordu ama kızlara karşı sahte bir tebessümü çok görmedim şu geceyi sorunsuz atlatıp herkesi evine postalamak istiyordum.
Mehmet bana yüzümde ki tebessümün manasını anlar şekilde piç piç gülüp;kız görümcek kat sayın çoğaldı dedi. yanında oturan bacak boyu benim kadar olan kızın elini tutup Dilan İzmir'den aynı bölümde okuyorduk. Okulda olmayan sonradan oldu daha yeni beraberiz dedi.
Dilan İzmir'in sarışın genlerinden uzak olsada beyaz tenli,Bebek kumralı beline kadar gelen düz saçları ölçülü fiziği ve yüz hatlarıyla gayet kibar bir kızdı.Gözleri ela ile yeşilin arasına sıkışmış ince naif bir yapısı vardı.
Memnun oldum Dilan ben Selen dedim bu sefer içten gülümsememle birlikte.
Dilan bana masum bir tebessümle seni o kadar çok dinledim ki Mehmet'ten ilk başta kıskanıyordum ama sonra sana kardeşi gibi bağlı olduğunu anladım seni tanıyor gibiyim dedi.
Mehmet'in suratına bakıp :lan sen her yerde beni mi anlatıyorsun kıyamam sana ben diye kafasına arkamdaki yastığı fırlattım bu halimize Deha bile gülümsemişti yakaladım gülümsemişti...
Deha'ya dönüp eee sen tanıştırmayacak mısın dediğimde.
Deha'dan önce yanında ki lafa girdi merhaba Selen aslında beni tanıyorsun Ceylin ben Ali ve Gül'ün nişanından. Ben Gül'ün arkadaşıyım. Biz daha yeni yeni birbirimizi tanıyoruz.
Düğün planı yapılacağı için Deha beni de davet etti. Aslında böyle habersiz gelmeyi hiç istemezdim. dedi...
Gözlerimi kısıp hatırlamaya çalışınca ayy evet ben seni hatırladım dedim.(hiç hatırlamamak isterdim.)
Herkes bu halime gülmüştü.
Biz gülerken Kenan mutfaktan bize doğru adımlayıp baksanıza hava çok güzel ben masayı terasa hazırladım hadi orada devam edelim. dedi...
Bu sözle Deha ve Mehmet ayağa kalkıp kızlara da yön göstererek terasa doğru adımladılar.
Peşlerinden bende gittim.
Mehmet masayı görünce yeni damat sunumu böyle mi oluyor diye Kenan'ın başarılı sofrasına övgü gönderdi...
Kenan tebessüm ederek valla damat demeyelim kanka de bacanak de hatta amca bile de damat deme deyince...
Mehmet sırıtarak çok mu zorluyon kız adamı hemen bezmiş .
Kenan: hiç açma bilader şurada iki dakika keyiflenelim konular Selen'den ve benden çok uzak dedi...
Mehmet getirdiği içkileri servis ederken bende kızlarla biraz daha muhabbet etmeye başlamıştım.Dilan bana İzmir'i biraz anlatabilirdi çaktırmadan...
🌿🌿🌿🌿
Alkolün verdiği etkiyle hepimizin dertleri yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. Grubun en sağlam içicisi Kenan diye biliyordum ama Deha beni şaşırtarak içmeyi öğrenmişcesine içiyordu ki onun huyu içmek değil hep bizi toplamaktı...
Sonra Mehmet Deha'ya dönüp o şarkıyı söylesene lan dedi.
Deha istemem yan cebime koy tavırlar sergileyince, kendimi tutamayıp; ne naz yapıyosun lan yeni gelin gibi söyle işte! dediğimde hangi şarkı olduğunu bilmeden kendi ayağıma kurşun sıkmıştım...
Zaman değil geçen ömürmüş anlamadık
Tükendik bizde yıllar gibi yaralandık
Bana bıraktığın yüzümdeki bu çizgiler (burayı söylerken sebebi ben olduğum sol kaşının kenarında ki yarayı tutarak gözlerime baktı.)
Alıp götürdüğün ömrümün baharları
Suçumuz neydi bizim feryadım tanrıya
Sana son sözüm gülüm elveda elveda
Herşey biter herkes unutulur
Ben seni kaç kere sevdiğimi unuttum
Haram olsun yıllarım olmuş ziyan
Sende unut beni yokyere sevdiğini
Zaman değil geçen ömürmüş anlamadık
Yenildik bizde aşklar gibi karalandık
Bana bıraktığın yüzümdeki bu çizgiler
Alıp götürdüğün ömrümün baharları
Suçumuz neydi bizim feryadım tanrıya
Sana son sözüm gülüm elveda elveda
Herşey biter herkes unutulur
Ben seni kaç kere sevdiğimi unuttum
Haram olsun yıllarım olmuş ziyan
Sende unut beni yokyere sevdiğini
Kenan dağınık bakışlarıyla herşeyden habersiz, haram da etme be Deha! herkes bir şeyler öğretiyor, teşekkür et geç. dedi, masaya yasladığı elini başına destek yaparak.
Masadan kalkıp bardakların yanında duran sigaramı alıp geldim içinden bir tane çıkardım tam yakacakken, Deha'da cebinden sigara paketini çıkarttı, önce benim sigaramı,sonra kendi sigarasını yaktı.
Şimdi bunda ne var diyeceksiniz ama Deha sigara içmez ben içiyorum diye kaç defa sigara paketini kırıp attığını biliyordum.
Ben böyle şaşkoloz gibi sigaramdan bir duman alırken bu sefer Kenan ve Mehmet sigaralarını yaktı ortam Duman altı olmuştu neredeyse kızlar sigara içmiyor sadece bardaklarında ki içkiyle oyalanıyorlardı.
Kenan'ın isteği bu sefer sıkmıştı topuğuma; Selen sende Deha ile birlikte söylesene, ikinizin sesi bir birine çok yatkın dedi.
Nazlanamazdım yeni gelin lafını az önce Deha'ya çarpmıştım, kafamı olumlu anlamda sallayıp Deha'ya sen başla ben eşlik edeyim dedim.
(Düşüncesizce yaptığım hareketler beni öldürecek.)
Deha sigarasından bir duman daha çekip başladı...
Deha:Gün gelir de beni
Unutursun, unutursun", demiştin
Selen:"Kalbimdeki bu derdi
Uyutursun, uyutursun", demiştin
D:Ne ben (ne ben) seni unutabildim
S:Ne bu gönlümü avutabildim
Ne bu derdimi uyutabildim
D:Unutamam, canım, unutamam seni
Unutamam, gülüm, unutamam
S:Unutamam, canım, unutamam seni
Unutamam, gülüm, unutamam
S&D:Unutamam, canım, unutamam seni
Unutamam, gülüm, unutamam
Unutamam, canım, unutamam seni
Unutamam, gülüm, unutamam
D:Aşkını çekerim
"Geleceksin, geleceksin", diyerek
S:"Belki gözyaşımı
Sileceksin, sileceksin", diyerek
D&S:Ne ben (ne ben) seni unutabildim
Ne bu gönlümü avutabildim
Ne bu derdimi uyutabildim
Unutamam, canım, unutamam seni
Unutamam, gülüm, unutamam
Unutamam, canım, unutamam seni
Unutamam, gülüm, unutamam
Unutamam, canım, unutamam seni
Unutamam, gülüm, unutamam
Unutamam, canım, unutamam seni
Unutamam, gülüm, unutamam
Mehmet bizi mest olmuş gibi dinleyip bir yandan da telefonuyla videomuzu çekiyordu.
Dilan bize bakıp derin bir iç çekti. Herkes ikimizin şarkı söylemesine mest olurken tek bir kişinin yüzü hoşnutsuzdu, hayır Kenan değil , Ceylin...
Ben olsam belki bende kıskanırdım. Hatta kesinlikle kıskanırdım Kenan'ın böyle bir kızla şarkı söylemesini ama yanlış anlaşılacak birşeyde yoktu ortama ayak uydurmuştuk.
Mehmet ayağa kalkıp masadan bir peçete alıp yanıma doğru adımlarken;
Kurban olim eşarbını yan Bağlama eşarbını yan Bağlama diye zevzeklik yaparken kahkahamı patlattım.
Hafta sonu Ali'nin düğünü için anlaşmıştık. Çocuklar beni alacaktı, Kenan ailesi ile başka bir düğüne katılıp beni Deha ve Mehmet'e emanet etmişti....
Bilmiyor ki kurda kuzuyu teslim ediyordu...
Masada iki huzursuz kadın vardı...
Biri ben diğeri Ceylin...
Kadın hisseder ama Ceylin her şeyi yanlış hissediyordu. Ben Deha'ya o gözle bakmam...