KENAN...

772 Words
(Flash back) Kenan:İyi misiniz ? Selen: Sanırım biraz daha iyiyim. K: isterseniz ileride ki kafeye kadar size eşlik edeyim, yüzünüz pek iyi görünmüyor ,tansiyonunuz düşmüş olabilir. S: Teşekkür ederim kendim gidebilirim... K: Ben size eşlik etmeyi çok isterim. Kafeye doğru ilerlerken adını bilmediğim bu kızın yüzünde ki duygu değişimleri beni endişelendirmişti. Kendim zaten berbat bir güne uyanmışken, kendi derdimi unutup ismini bile bilmediğim bir yabancının derdi için dertleniyorum. Fazla merhamet kendime ihanet resmen... Kafeye girdiğimizde bankonun arkasında duran çalışandan bir soğuk su getirmesini rica ettim. Çalışan kız da yanımda ki kızın suratından durumun acil olduğunu anlayıp hızlıca cam şişelerin bulunduğu kısımdan soğuk bir şişe su alıp yanımıza adımladı. Çalışana teşekkür edip, masaya döndüğüm de gözlerinin ağlamaktan kızardığını daha net görmüştüm. Ve gözlerinde ki hareler insanı büyülüyor gibiydi. Suyun kapağını açıp içmesine yardım ettim. Elleri titriyordu. Derin bir nefes alıp anlaşılan bugün sadece bana kötü değilmiş dedim. Anlamsız gözlerle bana bakan kıza elimi uzatıp; -Merhaba ben Kenan. Kusura bakma bu gün benim için de berbat başladı anlaşılan sana da. Burnunu çekiştirerek kafasını aşşağı yukarı sallayarak ; -Bende Selen, evet bu gün berbat bir gün dedi, gözlerinde duran yaşları daha fazla tutamayacak oldu ki göz yaşları peşi sıra akmaya devam etti... Sessizce sakinleşmesini beklerken, masadan bir kaç tane peçete uzatıp verdim.. Anlatırsan dinlerim. Şu sıra çok müsait zamanım var, hem tanımadığın birine anlatmak her zaman iyidir. Gülümsedi, gülümsemesi tüm kuşların şarkılarına bedeldi. Başını kaldırdığında biraz daha iyi görünüyordu yada ben öyle düşünüyordum. Hani herkes seni uyarır ama sen herkese kulağını tıkayıp bildiğini okursun ve en sonunda o herkes haklı çıkar ya bana ondan oldu. Ve şuan omuzuna başımı yaslayıp akıl alacağım kimsem yok dedi. Omuzumu gösterip aslında burada bir tane var ama kullanmak istemezsen anlarım. Dedim. Belli belirsin gülümsemenin peşine sinirli bir ifade takıldı, sonra bana dönüp ; senin neyin var peki? Dedi. Gözlerimi devirip senin gibi aldatılmadım ama iş yerim küçülmeye gitti ve ilk gönderilen ben oldum. S: aldatıldım dememiştim. K: bildiğini okumak aşktan başka bir şeye yakışmaz. S: fazla iddialı. K: aşka yakışıyor en azından. S: sen hep böyle hazır cevap mısın? K: kişisine göre salağa yatarım. S:kendimi şanslı saymalıyım o zaman. K: kesinlikle ben öyleyim çünkü. İlk defa leb demeden, Çorum kardeşler leblebiyi anlayan bir kadın görüyorum. İşten kovulduğum için şükür namazı kılacağım neredeyse. S: oouuv hızlı ve imanlı. K: elhamdülillah çok şükür. S: sana sinir olmaya başladım. Babaannem akıllı erkekten kork derdi. K: burada akıllı bir erkek göremiyorum. S: Sen çok fenasın. Günümüz .. KENAN... Tanışalı iki seneye yakın olmuştu, herkesten gizli yürüttüğümüz ilişki benim yüzümden açığa çıkmış ve elimde ki yüzüğe bir anda mahkum edilmiştim. Oysa ne benim böyle bir düşüncem vardı ne de Selen benden böyle bir adım bekliyordu. Biz sevgiliydik şimdi ailem yüzünden evlilik yoluna girmiş iki kurban. İlk tanıştığımız gün ettiğimiz keyifli sohbeti hala yapabiliyoruz, ama artık o sohbetleri bile yapmaya gerek duymuyoruz. Demek ki aşk gerçekten evlenince bitiyor biz beraber yaşamaya başlayınca bitirdik tükettik aramızda ki aşkı bizim sadece birbirimize karşı minnet duygusu var. Selen şuan farkında değil ama gözlerinden anlayabiliyorum. Ya da ben öyle anlamak istiyorum. Kendimi üç ev arasında sıkışmış bir fare gibi görüyorum aklım ,kalbim başka bir yerdeyken bedenim Selen'e olan minnet borcunu ödemekle meşgul. Ben böyle düşünceler içindeyken Selen elinde ki pasta tabaklarıyla yanıma geldi beyaz L koltuğun tam ortasına otururken yüzünde ki sinir pasta tabağı yola birleşince yanına gidip; ilk gün mü? yoksa PMS mi? Dedim. Bezgin bir ifade ile ilk gün dedi. Selen'i kucağıma doğru alıp kafamı boynuna gömerek küçük öpücükler bırakırken sorunu yönelttim; Masaj mı? istersin yoksa bitki çayı mı ? Sadece sarıl Kenan... Bacaklarını belime dolayıp bu sefer o kafasını boynuma gömdü. Reglinin ilk günü yada PMS döneminde hep bir kedi gibi olup sürekli ilgi beklerdi ve ben bu ilgiyi vermekten asla çekinmezdim. Selen Benim hayatımda ki en değerli kadınlardan biri,hiç bir zaman kırılmasını istemediğinden bazen kendimi kırdığım bile oluyor. Artık buna vefa mı? dersiniz, iki yüzlük mü ? Yoksa alçaklık mı? orasını ben bilemem. Ama ne olursa olsun Selen Benim yüzümden asla üzümeyecek... ( Bazen çok büyük laflar edebiliyoruz.) SELEN... Reglimin ilk günü ve ben ilk günlerden hep nefret ederim. Kendimi aşırı güçsüz hissediyorum bu ilk günde... Elimde kocaman bir pastayla salona girdiğimde Kenan kendine has tarzıyla sorunu nokta atışı anlayıp direkt iyileştirme yöntemlerini sunmuştu. Masaj,bitki çayı ama ben sadece satılmasını istiyordum. Kucağına oturup bacaklarımı beline doladığımda boynuna minik öpücükler kondurdum,şanslıyım ki Kenan bir kadına nasıl davranması gerektiğini biliyor. Müstakbel kayınvalidemin hakkını burada yiyemem,güzel yetiştirmiş... Aramızda ki bu sevgi alışverişi beklenmedik kapı ziliyle çaldı , Kenan'ın bana bakmasından anladığım kadarıyla onunda beklediği bir misafir yoktu. İkimizde uzun koridordan kapıya doğru adımladık Kapıyı açtığımızda gördüğümüz manzarayı ikimizde beklemiyorduk. Kenan sevinmiş benim karnıma giren kramplar daha da şiddetlenmişti....
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD