DEWRAN Burnuma gelen yanık kokusuyla omzumun üzerinden arka tarafa baktım, gözlerimin önünde alev alan ihtiyara acımasızca baktım. Halk tarafından dakikalar boyunca linç edilmiş, bedeni kan içinde kalmıştı. Şimdiyse onu gömmek yerine alevlerin arasına atmışlardı. İhtiyarı yakan halk bana doğru bakarken, içlerinden bir kadın masumca tebessüm etti, ''Kusura bakmayasınız ağam, böyleleri toprağı hak etmiyor.'' ''Böyle şerefsizler zaten ateşe verilmeli!'' öfkeli gelen sesin sahibine baktım. ''Hak ettiğini buldu namussuz!'' Dudaklarım kıvrılırken hızla Azad ağabeyimin yanına gittim, ''Ağabey ben eve geçiyorum...'' kaşlarını çatarak bana baktı. ''Hayırdır lan? Bu saatte niye eve gidiyorsun?'' Demesiyle yüzüne boş boş bakmaya başladım Rêzan ağabey gülerek araya girdi, ''Ulan o senin gi

