DEWRAN Saatler süren sohbetimizin ardından, koynumda uyuyakalan Avşin'in saf yüzünü izledim. Gözlerim uykusuzluktan dolayı şişerken, gülümseyerek onu izlemeye devam ettim. Cebimde duran telefonumu çıkararak, saate baktım. Saat henüz gecenin dördüydü, artık konağa dönmem gerekiyordu. Gulazer hanım, sabah beni burada görürse ciddi manada yaygara koparırdı. Sonrada ceza uzatma derdine girerdi. Başının altındaki kolumu yavaşça çektim, siktir! Kolum nerede lan? Çünkü ben kolumu falan hissetmiyordum. Dişlerimi birbirine bastırıp gıcırdattım, kolum koptu da haberim mi yok? İşlevini mi yitirdi lan bu kol? Gözlerimi kısarak kolumu bir iki kez silkeledim, ''Kopma, sen bana lazımsın anasını satayım!'' diye söylendim. Saniyeler sonra kolum eski işlevine geri dönünce, rahat bir nefes almış

