"Ne oldu içeride?" diyerek karşıma geldi Ateş. Konuşmak istemiyordum. O...o gördüğüm şey tarif edilemeyecek derecede korkunçtu. Kırmızıya çalan gözleri, gri saçları ve bembeyaz teni. "Çok korkunçtu." dediğimde sesim titremişti. Onu beynimin her hücresine kadar kazımıştım. Dönüşü olmayan bir yola girmiştim. Bakışlar benim üzerime dönerken ağlamaya başladım. Ellerim titrediğinde başımı ellerim arasına alarak aşağı eğdim. Bir yandan sağ bacağımı aşağı yukarı sağlıyor diğer yandan da ağlamaya devam ediyordum. "Sana içeride ne oldu diye sordum!" diyerek kükredi Ateş. Daha çok ağlamaya başladım bu sefer. Ellerim titriyordu nedenini bilmiyordum fakat nedense korkuyordum. Ağzımı açıp tepki vermek, dudaklarımın birbirine çarpması zordu. Dudaklarım birbirine mıhlanırmışcasına yapıştığında ayırarak

