KURŞUN....

1040 Words
SAHRA Gün doğarken Levent saatini şaşmaz arka bahçedeki pencereme gelir beni görmeden gitmez. Vakit daralıyor Levent ‘e basılacak olursam ona durumu nasıl izah edeceğim? El mahkum dediğini yapmaktan başka seçenek bırakmıyor. “ öylece durup bekleyecek misin? “ “ başıma durduk yere iş açan sensin yakalanırsak geri dönüşü olmayacak yolla sapmam demek “ “ merak etme seni ele vermem hem bana iyilik borçlusun “ “ başıma felaket açmaktan başka hangi iyilikten bahsediyorsun? Neyse boş ver kalk hadi kimseye yakalanmadan gir içeri “ Benden tutunarak ayağı kalktı elleri bez parçasına rağmen tenimi kavuran ateşi “ içeri aşabilecek misin? “ “ ne? Beni omuzda taşıyacağını sanıyordum “ Düzensiz soluk alışına aldırmadan bay ukalalığı üzerinde “ şansını zorlama kimsin? Necisin? Bilmiyorum yoluma çıktın başımı belaya sokmakla kalmadın yaranı tedavi etmemi istiyorsun. Şuan kimseye yakalanmadan tanımadığım bir adamı gizlice odama almam için omuzlarımda mı taşıyacağım? “ “ kaçak küçük kız olmak başka dilin çok uzunmuş bir ara hatırlat azıcık ucundan keseyim “ Sitem dolu sözlerime karşılık vermesi insanı çıldırtıyor “ sen.. “ “ seninle atışamayacak derece haddinden fazla kan kaybettim kendimden geçmek üzereyim hemen bitirelim şu işi “ “ emrin olur paşam benimle laf dalaşına girerken nefesini sonuna kadar kullanmaktan geri durmuyorsun nefesini boşa tüketiyorsun “ Derin nefes aldı “ hadi artık oyalanma pencereye tırman “ Ondan uzaklaşıp pencerenin pervazlarına tutundum bacaklarımdan kavrayıp. Ayaklarımı yerden kesti odadan içeri girdiğimde hemen arkamdan pencereye tırmandı. Odama adım attığında pencerenin kulpunu yoklarken benden önce davrandı perdeyi çekmesi. Artık odada ikimizin nefes alışları eşlik ediyordu kolumdan tutarak odanın içinde yönlendirdi. “ şimdi ne yapacağım? “ Her bir zerremi kaplan bütün duygular bir birine karıştı “ kurşunu saplandığı yerden çıkartacaksın “ “ nasıl yapıldığı hakkında en ufak fikrim yok “ “ senden istediklerimi tedarik etmen gerek “ “ nasıl rahat söyleyebiliyorsun? Hastaneye gitmek varken… “ “ hastane olmaz “ “ hastane neden olmaz? Tabi senin gibilerin başı derde… “ Kolumdan kavrayıp kendinde çekti “ benim gibileri tanımak istemezsin bela olarak başına kalmamı göze alamayacaksan söylediklerimi harfiyen yerine getireceksin “ Nefeslerimiz karışırken zor yutkundum kolumu ondan kurtarmış benden isteyeceklerini sıralamasını sessizce bekledim….. “ istediklerini bulup getirene kadar banyoda saklanacaksın malum göremediğimden kimseye yakalanamam “ “ ben olmadan halledebilecek misin? “ “ biraz zor olacak ama bulurum yeter ki biran önce bitsin bu işkence derhal banyoya geç ben dönene kadar başını dışarı çıkarma “ Odanın içinde banyoya girdiği anda kapını kilidini sessizce çevirdim. Görmüyor olabilirim yaşadığım evi avucumun içi gibi ezbere bilirim. Sessiz adımlarla ellerimi duvara sürtünerek ilk yardım çantasının olduğu portmantoya ulaştım. Elimle yoklayarak alt dolabın içinden ilk yardım çantasını ve yanında duran dikiş setini aldım. Şermin ‘in düzen konusunda hassasiyeti ilk defa işe yaradı. Sıradaki hedefim mutfaktan bıçak ve çaydanlık atı ısıtcıya erişebilmek Allah ‘ım sen bana yardım et kurtar beni bu ızdıraptan. Mutfaktan alacaklarımı yüklendikten sonra odaya geri döndüm kapıyı sessizce ardımdan kapatıp kilitledim. Adımlarımı banyoya doğru yönlendirdim “ çık hadi “ İçeriden ses gelmiyor “ hey sana diyorum duyuyor musun? İstediklerini getirdim “ Halen ses gelmiyor yoksa öldü mü? Titreyen elimle kapı kulpunu çevirdim kapı açılmıyor. Kesin yığılıp kalmış olmalı dar aralıktan içeri girmeyi başarabildim. Yere çöktüm elimdekileri bırakıp onu yokladım düzensiz nefesini hissederken yüzünde boşalan ter damlacıkları avucumu ıslattı. “ neden ses vermiyorsun? Duyuyor musun beni? “ Elimin üzerine elini koydu zamanı daraldığını belli edercesine elimi tutuşu bile canını kalmadığını göstergesi. “ bıçağı ateşe… “ Sesi çok geriden geliyor “ kendini yorma “ Bu ısıcı ne kadar bıçağı ateşiyle kavurabilir bilemiyorum ilk içim ateşin üzerine bıçağı yerleştirdim. Vakit kaybeden ceketini çıkardım ellerim titreyerek gömleğin iliklerini çözdüm. Gömleğini sıyıracağım sıra omzundan yaralandığını farkına vardım. Halbuki göğsüne dokunduğumda ellerime kanı bulaşmıştı ellerim göğsünü yoklarken hiçbir ize rastlamadım. “ hoşuna mı gitti? “ “ banyomda cesedin çıkacak ukalalık yapıyorsun körüm ya hani nereden delik açtılar kontrol ediyorum “ “ hmm.. “ Mırıldanırken göğsündeki elimi tuttu omzundan açılan yarasının üzerine koydu. Göremesem bile oluk, oluk akan kanı göğsüne kadar inmiş elime bu yüzden kanı bulaşmıştı. Elimi çektim yerde ilk yardım çantasını bulup açtım “ içindekileri seçemem “ Çantanın içinden aldığı şişeyi elime tutuşturdu kapağını atçımda elimden aldı. “ kurşunu çıkartacaksın “ “ nasıl yapacağım? “ “ seni yönlendireceğim gücüm… “ Nefesini dinlendirerek konuşması “ gücüm kurşunu çıkarmaya yetmez “ “ ben.. “ “ şştt… sakın korkma “ Yanı başımda hareket etti boylu boyunca fayansların üzerine uzandı bıçağı avucumun içine tutuşturdu. “ gücünü kullanmaktan sakınma “ Elimin üzerine elini yerleştirdi yönlendirmesiyle yarasına bıçağı bastırdı. Acı içinde iniltisi banyoda yankılandı “ yapamam “ “ yapmalısın kabağın içini oymak gibi basit “ “ hadi ya “ “ görmeyen gözlerle evden kaçarak cesaretini gösterdiğin gibi şimdi o cesaretini kurşunu çıkarmak için kullanacaksın “ Bir çırpıdan sözlerini sıralarken elime uyguladı baskı ile omzunu deşmeme ön ayak oluyor. “ daha derine “ Yarasını deşmemi derinlere inmemi istiyor bütün gücümü elime topladım. Beni yönlendirmesiyle istediğini yerine getirmekte zorluk çekiyorum fakat yapmaktan başka çarem yok. Yarasını oyarak kurşuna ulaşmaya çabalarken elime temas eden kumaş parçasını hissettim. Acı içinde çıkan iniltisini bastırmak için kullandı kulaklarımı tırmalayan acı çekişine sesini bastırması çözüm değildi. Nefesimi tuttum göz kapaklarımı sıkıca yumdum onu ve kendimi işkenceden kurtarmak için tüm gücümü kullandım. Bıçağın ucuna takılan sertliği hissettim boşta kalan elimle yokladım. Doğru yolda olduğumu anladım bıçakla kurşunu yerinden oynatım. Kontrolü iki elden bırakmadan sonunda kurşunu çıkarmayı başardım. Gözümden dökülen yaşlarım şelale misali gibi yüzüme değen parmakları yaşlarıma yetişemiyor. “ şştt.. geçti “ Elini savurdum “ gerçekten geçti mi? beni hale getirdiğinin farkında mısın? “ “ üzgünüm böyle olsun istemezdim “ Halen nefesi düzensiz “ üzgünmüş hadi oradan beni buna mecbur bıraktın “ Yerinde doğrulduğunu sezdim eline aldığı her ne ise acısını bastırırcasına çıkan ses. “ ne yapıyorsun? “ “ tentürdiyot.. “ Zoraki ne yaptığı söylemeye çalıştı “ sırada ne var? “ “ gerisini kendim… “ “ bay ukala sırada ne yapamam gerektiğini söyle “ “ dikiş atmayı biliyor musun? “ Biliyorum gibisinden başımı salladım elimle yoklayana kadar yanımda hafif esintisiyle benden önce dikiş setine ulaştı. “ bir zahmet ipliği iğneye geçirirsin tabi o kadar kabiliyetlin varsa “ “ bana laf mı sokuyorsun? “ “ ne haddime hedefi isabet almak senin için zor olmayacağını vurguluyorum “ Sessizlik oluştu bir süre sonra iğneyi elime bıraktı ipin ucuna düğüm attım. İnsan eti ya da derisi her ne ise düşüncesini silip attım onarılmayı bekleyen bez parçanın düşledim. Parmaklarım yaranın uç kısmını buldu dokunuşlarım dikişi yönünü belirledi….
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD