SAHRA
Keki yakacaktın derken üzerime saldıracak ya bahanesi hemen hazır. Tabi altta kalan kendi olunca işler değişti hem işi gücü bana yıkıp kendi marifetiymiş gibi ele güne göstermesine deliriyorum…. Yeni karşı komşumuzun eşyaları taşınmış yaşlı teyzenin evinin yerleşime yardımcı olan kızı ve torunlarına ayaküstü hoş geldiniz derdine düştü. Beni de peşinden sürüklemesi de hizmette kusur olmasın elini taşın altına koymadığı gibi benim de o taşın altına girmemi ister. Yeni komşumuzun kapısına varıp zili çaldı bir süre sonra kapısını araladı.
“ merhaba ben Şermin “
“ memnun oldum kızım ben Aynur “
“ Aynur teyze mahallemize hoş geldiniz “
“ hoş buldum kızım “
“ epey toparlanmışınız yorulmuşsunuzdur sizin için bir şeyler hazırladım “
Al işte buradan yak
“ zahmet etmişsiniz kızım “
“ ne zahmet olacak? Taşınmak kolay değildir şurada komşuyuz şimdi bu hengamede dinlemene fırsat bulamamışsınızdır. Hem hoş geldiniz diyerek tanışalım istedim tabi sizin için sakıncası yoksa “
Ona karşı yumuşak yüzünü göstermiş içeri buyur etti salona adım attık. İçeride dolu koliler birer, birer boşaltılıp bir yandan boş kutuları salondan çıkarıyorlar. Teyze hanım herkesin elindeki işlerini bırakmasını istedi bizleri tanıtıp onlar için hazırlanan ziyafeti gözler önüne serdi. Elimdeki borcamı alırken parmaklarıma değen sıcaklıkla bakışlarımı kaldırmış gözlerimin içine bakan cam gibi parlayan. Bal rengini andıran gözlerle bir anlık elalarım buluştu geri bakışlarımı çektim neydi şimdi bu? Karmaşanın içinde hazırladığım ikramları servis etmek tabi ki yine bana kaldı. Nilay hanımı gören prenses sanır servis etmeyi bırak yerinden kıpırdamadı. Analı kızlı yeni komşularla ilgilenirken üzerimde olan gözlerin ağırlığını hissediyorum. Benim aşka meşke gönül eğlendirmeye harcayacak zamanım yok yalandan sevdalara kanmaya hiç niyetli değilim. Geçmişten gelen o sancıları içimde yaşarken erkek ahalisine güvenim kalmazken gölgesini üzerimden eksik etmiyor.
“ Levent oğlum otur yoruldun “
Yanımdan gölgesi kayboldu
“ kızım sende gel otur zahmet etmişsiniz üstüne servis yaptın herkes tabaklarını aldı “
Elimde tepsi içecekleri dağıtmak için harekete geçtim henüz görevim bitmedi.
“ maşallah kızınız çok hamarat belli ediyor kendini eli de hızlı “
Tepsiden içeceğini alırken gözlerimin içine bakarak
“ Sahra ‘m öyledir kendi öz kızımdan ayırt etmem “
Bakışlarını benden çekip Ayten hanıma bakarken tepsiyi kafasına geçiresim var
“ birlikte gelince sizin kızınız zannettim “
“ Sahra eşimin ilk evliliğinden olan kızı annesi rahmetli olunca sonra babası benimle evlendi “
“ anladım Allah rahmet eylesin bilemedik kusurumuza bakmayın “
Demekle yetindiler gerçeği bilseler acaba yüzüne bakarlar mı? Levent denen adam kaşla göz arasında yine aynı temasta buldu. İçimden ya sabır çektim annesi Ayten hanım yine sözü bana getirdi.
“ Sahra kızım zahmet ettin otur lütfen “
Kadın kibarlığıyla oğlunun yanını gösterdi lanet olsun bir tek onun yanı boş kalmış. Mecbur yanına oturmak zorunda kaldım ikramlıklarının tadına varırken aralarında sohbet devam etti. Karşılıklı tanışma faslı başlamış yanımdaki adam dededen kalan şirketin başına geçmiş. Küçük oğlu Oğulcan ise lisede okuyormuş abisi gibi o da şirketin başına geçecekmiş aman ne güzel. Bana ne bundan sıkıntıdan patlamak üzereyim anlatılanlardan çıkardığım varlıklı bir aile ama Aynur annesi illa doğup büyüdü semtte yaşamak istemiş. Israrlarına dayanamadıklarından kabul etmek zorunda kalmışlar hatta sohbettin arasında akranlarından birkaç komşu daha dahil oldu birbirlerini tanıması. Şermin diken üstünde oturduğunu hissediyorum yıllardır semt değiştirmedik benim doğup büyüdüğüm yerde ikamet ediyor oluşumuzdan. Mahalle dedikodusu dile dolanacağına eminim huzursuzluğu sırf bu yüzden. Yeni komşularına yaranamayacak içimden güldüm sonra komşuların kalkacağı yoktu. Şermin huzursuzluğunu alıp eve dönmeye karar verdi. Hakkında konuşmasınlar diye istediği kadar nöbet tutsa bile onun yoklunda illa ki ardından hakkında söz edilecek. Herkesin dilini büzme ihtimali imkansız yanlarından ayrılıp ayaklarını vura, vura eve döndü bense keyfimden zil takıp oynadım……
Bugünkü mesaimi tamamlamış oldum şimdi ev ahalisinin uykuya dalmasını bekliyorum. Yakalanmamak için gecelimi giyinmiş pencerenin önünde kamp kurmuş saatimi dolduruyordum. Gözlerimi yumdum havayı içime solumuş tenime değen esintiyi hissettim. Havayı soluyarak başımı yukarı kaldırdım gözlerimi aralamamla gökyüzü yerine Levent onunla göz göze geldim. Bakışlarını benden çekmezken kaşlarım ortada birleşti gözlerimi devirip ona bakmayı kestim ama lanet olsun ona çok güzel şekilde frikik verdiğimi farkına vardım. Kollarımı göğsümün altında birleşmiş taşan göğüslerim pencere yaslanmış vaziyette. Kendimi sayıp söverek içeri girip pencereyi kapatmamla perdeyi çektim….
Gece akrep 12 ‘i vurduğu sıra alkışlar eşliğinde sahnede yerimi aldım. Birkaç ay öncesinde korkarak çıktığım yolda bu mekanda garson olarak başladım. Assolistin egosu yüzünden mekanı terk etmesi müşterilerin isyan bayrağını çekmesi. Ekmek kapısının kepenklerini indirmesi demekti hem de işe başladığım ilk haftalarında talihsizliğin böylesi olamazdı. Sıradan diğer mekanlara benzemiyor cepleri kabarık baba parası ile hava atan kadın, erkek karışık gruplar. Ensesi kalın adamlarla dolup taştığı iş toplantılarını dahil olduğu oturdukları locan sahneyi görebilmek için tonla para ödeyen müşterilerden oluşuyor. O gece müşterilerin ayaklanmasından ne cesaretle kendimi sahneye attığımı bilmiyorum. Belki de içimde yaşadığım hayata karşı kaybetme korkusu ilk günden yenilme duygusuna kapılmamak için gözümü karatmış olabilirim. Sahneye çıkmamla elime aldığım mikrofon orkestradaki herkes benimle aynı fikirde olmalıydı ki kimse ekmek kapısına kilit vurulmasını istemez. Ritimler tutulmuş notaya dokunuşları kulakların derinliklerinden kalbe değinmiş gözlerimi sıkıca yumdum. Söze girdim çalan melodi ve kendi sesimden başla ses duymadım sözleri nakış gibi yüreğime işlerken. Şarkının bitiminde alkış ve ıslıklar mekanı inleteceğimi habersizdim işte o an patronun gözüne girmeyi başardım. Şimdi beni kaybetmeyi göze alamayacak kadar adımlarını temkinli atıyor böylelikle ufaktan fırsata çevirdim. En küçük file vermeden kendi lehime kullanarak işe gelip giderken araç tahsil etmesi. İşe giriş çıkış saatlerimi evin durumuna göre ayarladım anlaştığım asgari ücreti garsonluktan assolistliğe yükselişe geçmemle maaş oranım artış gösterdi. Sadece bu kadarı ile sınırlandırmadım makyajım, yüzümü yarısını kamufle eden maske ve gözlerimin rengini ortaya çıkarmayan lensler. Tanıdık birine denk gelmemek ileri de kimse karşıma çıkmaması için çabalarım sahne adım ise Lora. Şarkımı söyleyerek dansçı arkadaşlarımla sahne performansları sergiliyorum. Yaptığım iş günah ne de ayıp emeğimin derdindeyim amacım belli kaldığım yerden okumak bir başıma yeni hayat kurmak. Hayallerimin peşinden gitmek yarım kalmış unutmak üzere olduğum huzurumu arıyorum. Umutlarımın kaybolmaması için elimden geleni sonuna dek kullanacağım babam dediğim adamın radarına yakalanmam için gece bu işi yapmam şart. Öğrenirse bana engel olacak ördüğü duvarlarını yıkmak Şermin ‘in iki dudağının arasında çıkacak söz kadar acımasız ve zor. Para babası insanları eğlenerek kulaklarının pasını siliyorum kimsenin masasının mezesi değilim. Zaten öyle bir yer olmadığı söyledim zengin züppelerinden oluşan kesim eğlenmeleri için şarkılar mırıldanarak dans ediyorum hepsi bundan ibaret. Sahnem bittiğinde yüzümdekilerden, üzerimdeki kostümden arınıp eşofmanlarımı çektiğim gibi arka kapıdan kimseye görünmeden evin yolunu tutuyorum…..