BİR KIŞ MASALI....

1005 Words
SAHRA Evden çıkmadan önce Levent beni görmek için arka penceremin önüne geldi. Pencerede sarkan bedenimi kucaklamış ayaklarımın yere basmasını sağladı. Kollarının arasına sıkıca sardı içler acısı halime arkasına bakmadan kaçar beni bırakır gider diye düşünürken yanıldığımı ispat eden tavırları. Belki ben öyle algılıyorumdur halime acımış olabilir diye düşünemeden duramıyorum. Vakit geldiğini belli eden telefonumun titreşimiydi ona sezdirmeden bahane uydurup çıktığım pencereden geri döndüm. Pencereyi kapatmamla Atıf abiyi dikkatli olması için ikaz ettim etrafta kimse görünmediğine emin olduğunda evden kaçışıma yardım ve yataklık etti. Mekana gelişimle Kadir abi ayarlamaları yapmış sahne için hazırlık yapılırken kulaklık takıldı. Yönlendirmeleriyle sahnede hakimiyetimi sağlanacaktı yakama iliştirilen küçük mikrofon sayesinde iletişim kurabilecektim. Bütün detaylar düşünülmüş son kontrollerden geçerek sahnede yerimi aldım. Sahneye neden ara verdiğime açıklık getirdim başta tepkilerini gösteren sesler işitirken sessizlik çöktü. Ardından bana ayrılan bar taburesine geçip oturmama yardımcı olan arkadaşlarım yerlerini aldığı sıra ritimler tutuldu. Bi gideni mi var bu aşkın? Bi küseni mi var da Yoksa senin haberin yok? Ya da kaderin yok? Hiç olmadı, olmasın da zaten ****** Bi susanı mı var bu aşkın? Bi biten mi var da Yoksa senin haberin yok? Ya da rolün çok Anladın, anladın da neyse ****** Keşke görebilseydin Herkes daha mutluyken Aşkın doğduğu yerde Yeni buluşulmuşken Senden bana bir şey yok Artık konuşulmaz da Benle, benle ****** Keşke ya görebilseydin Herkes daha mutluyken Aşkın doğduğu yerde Yeni buluşulmuşken Senden bana bir şey yok Yalnız savaşılmaz da Senle, senle…. Şarkıyı söylemeye devam ederken kulağıma gelen talimatlara göre hareket edişim. Şarkı arasında elimdeki mikrofonu uzaklaştırdım onun burada olup olmadığını teyit ederek hangi tarafta olduğunu fısıltı ile sorguladım. Her zaman ki gibi tam karşımda yerini almış geri dönüşüm karşısında sinirini yatışması sakince gözlerini kırpmadan beni izliyormuş. Becerebildiğimden emin değilim onunla göz göze gelmekten kaçınıyorum nakaratta bahsettiği gibi bir başıma onunla savaşmaya gücüm yetmez. Şimdi göz göze değinmekten kaçıyorum peki sonrasında ne olacak? Kuliste gelişimi bekleyecek file vermemem gerek. Düşüncelerimin arasında yeni şarkıya geçişleri repertuvara ekledikleri parça şaka mı? Bir su damlası ürperir tenimde Bir temas hatırlarım ta eskiden Gözlerimi unuttum masallarda Ağlayamam ki ben ***** Su gibi çırılçıplak ve aydınlık Saz gibi durdum şiddetin önünde Sevgiyi bilmiyorlar, bilmiyorlar Söyleyemem ki ben ***** Yabanım, sevgilim, esmerim, sebebim Bir gün bir kış masalında sevip yitirdiğim Şimdi artık korkudan şarkılar mırıldanan Öpüşünle yaralı bir kız çocuğuyum ben Kelimelerin arasından cımbızla çektiğim yabanım, esmerim derken ona ithafen ediyormuşçasına. Herhalde nakaratta geçen korkudan şarkılar mırıldanan, yaralı kız çocuğu da ben oluyorum. Her sözüm mühürlenmiş, kilitlenmiş Bin öpücükten, bin dokunuştan Duysam da canımın çığlığını Susturamam ki ben Su gibi çırılçıplak ve aydınlık Saz gibi durdum şiddetin önünde Sevgiyi bilmiyorlar, bilmiyorlar Söyleyemem ki ben Geniş yelpazeye sahip parçaları sırasıyla seslendirerek insanların kulaklarının pası silinirken bana ayrılan vakit doldu. Kulaklıktan o çoktan ortalıktan kaybolmuş nerede olduğunu tahmin etmek zor değil. Kulisin önüne kadar eşlik ettiler üzerimden kulaklığı ve mikrofonu çıkardım Atıf abinin eline tutuşturdum. Benden haber beklemesini söyledim beni yalnız bıraktı beynimin içinde bu kapının ardında beni bekleyen yabancı. İçeri girsem başka türlü geri dönüp kaçsam neye yarayacak? Peşimi bırakmayacak elimle yoklayıp kapının kulpunu buldum. Kapı kolunu kıvırıp odadan içeri ağır adımlarla ilerledim sessizce kapıyı ardımdan kapattım. Olduğum yerde dikildim ayak sesleri bana doğru gelişi gözlerimi kapattım zor yutkundum. Tek kelime etmeden bana gelişine izin verdim nefesi kalbimin atışı gibi yüzüme çarptı. Alnımda hissettiğim parmakları açılan yaranın üzerinde gezdirdi. “ yaran acıyor mu? “ Sıkıca yumduğum göz kapaklarımı araladım sessiz kaldıkça “ gözlerin bu gece başka bakıyor “ “ git lütfen “ Yüzündeki ifadesini görmüyor hissedemiyorum parmakları okşar gibi yüzümde gezdirdi. Başımı çevirmeme izin vermedi “ seni görmediğim her saniye beni benden alıyor yokluğunda nefesim kesildi. Oysa sen benden gitmemi istiyorsun “ Ellerim gelişi güzel kondurduğum tam isabet eden göğsünden geriye doğru ittim. “ ne laftan anlamazsın seni görmek bırak sesini bile duymaya tahammül yok şimdi git buradan “ Kapının önünden çekilip yol göstermek isterken ani hareketim iyileşmeyen bedenimin kıvranırken. Acı içinde firar eden iniltim dudağımdan dökülüverdi iki adımda dibimde bitmiş. Can çekişimi görmezlikten gelemedi bedenimi kucağına aldı kollarının arasında her çırpınışımda bedenim acı çekiyor. Bebekmişim gibi koltuğa oturmamı sağladı can çekişen bedenime dokundu ellerini savurdum “ dokunma bana çek git “ “ nasıl bir kaza geçirdin de böyle acı çekiyorsun? “ “ sana ne? “ Kollarımı kavradı “ Loraa… “ Kızgın nefesi dudaklarıma doğru adımı tısladı “ ölmek istedim çünkü senden tek kurtuluş yolum buydu “ Kavradığı kollarımı gevşetti “ sana dokunmadım bir gün bile ileri gitmedim “ “ bravo aferin mi demeliyim? Kendi ayaklarımla sana gelmemi imkansızı benden istiyorsun. Nefes alamı engelliyorsun üzerimde baskı uygulayıp zora koşuyorsun. Git dedikçe gölge misali peşimdesin… “ İsyanımı dile getirirken odanın içinde kopan gürültü ile yerimden sıçradım. Kapı sertçe açılıp kapanması gerçekten çekip gitti mi? Olduğum yerde kıpırdamaya cesaret edemedim… Bir süre sonra onun gittiğini görünce kızlar hemen yanıma gelmişlerdi. Gerçekten tek kelime dahi etmeden çekip gitmişti hazırlanmam için yardım ederlerken. Zihnimi hep meşgul eden dileğimi yerine getirdiği halde nedenini bilmeden aklımda peşinden gitti. Aşamıyorum engelleri varamıyorum çıkmaz sokakta kayboluyorum bulamıyorum çıkış kapısını….. Atıf abi ile mekandan ayrıldık arabanın bulunduğu park yerine ulaştık. Yanımdaki hareketliliğini sezdim “ Atıf abi neden bekliyoruz? “ “ kızım arabanın anahtarını yanıma almayı unutmuşum” “ ne? Atıf abi olacak iş mi? nasıl unutursun? “ “ ben hemen alır gelirim sen burada bekle “ “ beni yalnız mı bırakacaksın? “ “ kızım hemen koşar gelirim her zaman ki park yerindeyiz çok uzaklaşmadık “ “ nasıl rahatladım anlatamadım iyi neyse hemen git gel bekliyorum “ “ tamam bir yere ayrılma “ “ kör halimle nereye gideceğim? “ “ tamam hemen kızma bekle beni “ “ hadi daha bana laf yetiştiriyorsun “ “ gidiyorum “ Yanımdan uzaklaştı yorgunluk bir yandan beynimin içini kemiren Aras iki taraftan bedenimi koparırcasına çekiştirildiğimi hissediyorum. Arabaya temas halinde etrafta tur atmaya başladım sesleri dikkatlice dinliyordum. Başıma bela açmadan buradan gitme isteğimin karşılığında aldığım silah sesleri yankılandı. “ Allah ‘ım çok şey istememiştim “ Hangi yöne gideceğimi bilemez haldeyim silah sesleri yaklaştığını duyuyorum. Arabanın yanındaki kaldırıma çıktım çok geçmeden bana hızla yaklaşan ayak sesi ne olduğunu kavrayamadan. Belimden kavrayıp nereye gittiğimi bilmeden iki adımla sırtım duvarla bütünleşti. Afallamış kalbim ağzımda atarken dudaklarıma kapanan sıcaklık……
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD