Temmuz başında Deniz kayboldu. Telefonu kapalıydı, evi boştu, vakıf ofisindeki masası terk edilmişti. Sanki buharlaşmıştı. Sarp'ı aradım, "Deniz nerede?" diye sordum, sesim titriyordu. "Güvende," dedi, sakin. "Annesinin tedavisi için İtalya'ya gitti. Ben gönderdim." "Beni habersiz mi?" "Sizi ilgilendirmez. Deniz benim sorumluluğumda. Defne'nin kızı olarak, ona bakmak benim görevim." "Ona bakmıyorsunuz, onu rehin alıyorsunuz." "Rehin mi?" Güldü, soğuk bir gülüş. "Hayır, Asena. Ona yardım ediyorum. Annesi iyileşecek, Deniz de buraya dönecek. Ama dönmesi için, sizin de burada olmanız gerekiyor. Benimle." "Deniz'i bana karşı kullanıyorsunuz." "Evet. Çünkü başka türlü ikna olmuyorsunuz." Telefonu kapattı. Deniz'i aradım, ulaşamadım. Annesinin hastanesini aradım, İtalya'daki numarayı. "S

