Kül

217 Words

Sabah olduğunda dosyayı yakmadım. Kitaplığın en üst rafına, Kırmızı Pazartesi'nin arkasına sakladığım Defne Koral dosyası hâlâ oradaydı. Sarp'ın "yakın" dediği dosya. Ama ben yakmamıştım işte. Çünkü içimde bir ses, o dosyanın bir gün işime yarayacağını söylüyordu. Belki de sadece onun bir emrini daha yerine getirmek istemiyordum. Kim bilir. Ofise gittiğimde Melis Hanım her zamanki gülümsemesiyle karşıladı beni. "Bay Soykan toplantı salonunda, sizi bekliyor," dedi. Saat daha dokuzdu. Bu kadar erken bir toplantı beklemiyordum. Toplantı salonuna girdiğimde Sarp tek başınaydı. Büyük maun masanın başında oturuyor, önündeki evrakları inceliyordu. Başını kaldırmadan konuştu: "Dün hasta olduğunuzu söylediniz." "Migren." "İyileştiniz mi?" "İyileştim." Şimdi başını kaldırdı, gözlerini üzerimd

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD