Koral ailesinin avukatı Orhan Bey, altmışlı yaşlarda, yorgun gözlü bir adamdı. Gri takım elbisesi biraz eskiceydi; dirsekleri parlamış, ceketin astarı hafif sarkmıştı. Kravatı çarpıktı. Masanın karşısına oturduğunda ellerini önünde kavuşturdu, parmakları titriyordu. Su istedi, sekreter getirdi, bir yudumda bitirdi. Sıcaktı muhtemelen ama hissetmemiş gibiydi. Sarp toplantıyı yönetti. Her zamanki gibi soğuk, kontrollü, nazik. Ama nazik olması tehditkâr olmadığı anlamına gelmiyordu. Tam tersine, kibarlığı bir silahtı; karşısındakini önce uyuşturuyor, sonra indiriyordu. Koral ailesinin borç yapısını, fabrikanın haciz durumunu, ailenin kalan mal varlığının tablosunu tek tek sıraladı. Ses tonu düzdü, hiçbir duygu yoktu. Sanki bir bilanço okuyordu. "Koral Tekstil'in borçları yapılandırılmayacak

