Her yaz, iki aile bir araya geliyordu. Bazen İstanbul'da, Sarp ve Defne'nin yalısında; bazen Toronto'da, Aylin ve James'in Ontario Gölü'ne bakan evinde; bazen de İtalya'da, Defne'nin yıllarca saklandığı o küçük sahil kasabasında. Defne oraya ilk kez döndüğünde çok ağlamıştı; korkularıyla, anılarıyla, hayaletleriyle yüzleşmişti. Ama bu sefer yalnız değildi; Sarp elini tutuyordu, Deniz koluna girmişti, Aylin yanında yürüyordu. Ve Defne, o kasabada, geçmişiyle barıştı. Çocuklar birlikte büyüyordu. Asya ve Karan, kuzen gibiydiler; her yaz bir araya geldiklerinde, kaldıkları yerden devam ediyorlardı. Asya hukuka meraklıydı, annesinin izinden gidiyordu. Karan ise müziğe aşıktı, piyanonun başından kalkmıyordu. Bir yaz, İstanbul'da, yalının çalışma odasında, Karan piyano çalarken Asya onu dinledi

