O akşam Sarp'la aynı odada çalıştık. Toplantıdan sonra beni bırakmadı. "Akşam yemeğine evime geliyorsunuz," dedi. Bu kez soru yoktu, rica yoktu. Plan vardı. Yalısı Boğaz'da, Yeniköy sırtlarındaydı. Büyük demir kapıdan girdik, uzun bir çakıl yolunu yürüdük. Ev sessizdi, loş ışıkla aydınlatılmıştı. Duvarlarda fotoğraf yoktu, sadece birkaç yağlıboya tablo. Geniş bir giriş holü, onun devamında bir çalışma odası. Meşe bir masa, deri koltuklar, yerden tavana kütüphane. Ama hiçbir yerde kişisel bir iz yoktu. Ne bir aile fotoğrafı, ne bir hatıra eşyası. Sanki bu evde yaşayan biri yoktu, sadece çalışan biri vardı. Dosyaları açtık, Koral ailesiyle ilgili hukuki süreci masaya yatırdık. Ama aklım başka yerdeydi. Gözlerim odada dolaştı, kitaplıklara takıldı, sonra duvarlara. "Evinizde hiç fotoğraf yo

