O sırada Toronto'da, Aylin Kaya'nın yıldızı parlıyordu. Hukuk bürosunda geçirdiği aylar, Sarah'ın ona olan güvenini artırmıştı. Artık sadece küçük göçmen davalarına değil, büyük şirket birleşmelerine, uluslararası tahkimlere, karmaşık ticaret davalarına da bakıyordu. Sarah bir gün onu odasına çağırdı, "Aylin, seni ortak yapmak istiyorum," dedi, gülümseyerek. "Ortak mı? Ama ben daha bir yıldır buradayım." "Bir yılda on yıllık iş yaptın. Müşteriler seni seviyor, davalarını kazanıyorsun, büroyu büyüttün. Burayı hak ettin." O gece Aylin, küçük dairesinde, Ontario Gölü'ne karşı oturdu, Sarah'ın teklifini düşündü. Ortak olmak demek, Kanada'da kalıcı olmak demekti. Buraya ait olmak, burada kök salmak demekti. Ve bu fikir, bir zamanlar onu korkuturken, şimdi heyecanlandırıyordu. Asena Demircioğ

