Mart ayında Sarp'ın kontrolü daha da karanlık bir hal aldı. Artık takip yazılımları, kredi kartı dökümleri, telefon kayıtları yetmiyordu. Bir akşam eve döndüğümde, dairenin içinde bir şeylerin değiştiğini fark ettim. Eşyalarımın yeri oynanmıştı, kitaplığımın rafları yeniden düzenlenmişti, yatağımın başucundaki fotoğraf çerçevesi hafifçe sağa kaymıştı. Biri daireme girmişti. Ve o birinin kim olduğunu biliyordum. Sarp'ı aradım. "Daireme mi girdiniz?" "Evet," dedi, hiç utanmadan, hiç saklamadan. "Size sürpriz yapmak istedim. Yeni kitaplar aldım, beğeneceğinizi düşündüm." "Benim iznimi sormadan mı?" "İzninizi sormama gerek yok. Siz benimsiniz." Telefonu suratına kapattım. O gece uyuyamadım. Dairem artık güvenli değildi. Hiçbir yer güvenli değildi. Sarp'ın kontrolü her yere sızmıştı, bir z

