Sarp üç günde toparlandı. Ama o üç gün boyunca her akşam yalıya gittim; iş çıkışı, elimde ilaçlar ve marketten aldığım malzemelerle. İlk gün çorba yaptım, mercimek. Babamın atölyesinde Makbule Teyze'nin tarifiyle. Soğanı kavurdum, havucu rendeledim, mercimeği ekledim. Sarp mutfağın kapısında durmuş, beni izliyordu. Yüzünde hayretle karışık bir ifade vardı. "Siz gerçekten yemek yapıyorsunuz," dedi, sanki bir mucizeyi tarif eder gibi. "Evet. Babamın atölyesinde öğrendim. Makbule Teyze'nin yanında. O kadın mercimek çorbasına bir tutam zencefil atardı, kimse onun çorbasını tutturamazdı." "Demircioğlu Tekstil'in aşçısı mı?" "Aşçısı değil, yemekhane sorumlusu. Ama bence aşçıydı." Gülümsedim, anılar canlandı gözümde. Atölyenin o küçük yemekhanesi, buharı tüten tencereler, un kokusu, Makbule T

