Mart ayında Sarp'ın beni bulduğunu anladım. Doğrudan bir temas olmadı, bir mesaj gelmedi, bir telefon olmadı. Ama küçük işaretler vardı. Apartmanımın önündeki siyah araba birkaç kez daha göründü. Hukuk bürosuna bir adam geldi, "Aylin Kaya burada mı çalışıyor?" diye sordu, sonra gitti. Sarah, "Birini mi bekliyorsun?" diye sordu, ben "hayır" dedim. Ve sonra, bir sabah, kapımın önünde bir zarf buldum. Beyaz, sade, üzerinde sadece "Aylin Kaya" yazan bir zarf. Açtım, içinden bir satranç taşı düştü. Siyah vezir. Ve kısa bir not: "Yeni isminizi beğendim. Ama siz hâlâ benimsiniz. – SS" Elim titreyerek notu buruşturdum, veziri avcumda sıktım. Beni bulmuştu. Nasıl bulduğunu bilmiyordum; belki Orhan Bey'i takip ettirmişti, belki yeni kimliğimi bir şekilde öğrenmişti, belki de sadece şans. Ama bulmu

