Ertesi gün ofise gittiğimde masamda bir zarf buldum. Elyazısıyla yazılmıştı, mavi mürekkeple. Sarp'ın yazısı. Artık tanıyordum; harfleri dik, keskin, ama son harfleri hafif sağa yatıktı. Kontrollü bir el yazısıydı, tıpkı sahibi gibi. Zarfın üzerinde ismim yoktu. Sadece tek bir kelime: "Aç." Zarfı açtım, içinden bir satranç taşı düştü; siyah fil. Meşe masanın üzerinde hafif bir tıkırtıyla durdu, mat verniği ışığı emiyordu. Fil. Satrançta fil çapraz hareket ederdi; beklenmedik açılardan saldırır, her zaman karşı tarafın görmediği noktadan gelirdi. Yıllardır bu oyunu oynayan biri olarak Sarp'ın bu taşı seçmesinin bir anlamı olmalıydı. Fili avcumun içine aldım, soğuktu. Zarfın içinde bir de not vardı; kısa, her zamanki gibi: "Bugün öğlen yemeğinde benimle olun. Yeni bir oyun başlıyor. – SS"

