Ekim ayı başında harekete geçtim. Önce ailemi güvenceye aldım; annemle babamı İzmir'den aldım, Ankara'da bir akraba yanına yerleştirdim. Adreslerini kimseye söylemedim, telefonlarını değiştirdim, banka hesaplarını dondurdum. Onları Sarp'ın ulaşamayacağı bir yere sakladım. Sonra Rıfat Amca'yı ziyaret ettim. Hâlâ hastanedeydi, durumu kötüydü ama bilinci yerindeydi. Beni görünce gözleri parladı, elini uzattı. "Kızım," dedi, sesi hırıltılı. "Korkma. O adamdan korkma." "Korkmuyorum, Rıfat Amca. Artık değil." "İyi. Çünkü korkarsan kaybedersin. Baban korkmadı, kaybetti. Ama sen korkmazsan, kazanırsın." Elini öptüm, vedalaştım. Hastaneden çıktığımda ağlıyordum. Rıfat Amca'yı bir daha göremeyebilirdim. Ama o bana güç vermişti. Sırada Deniz vardı. Onu bulmam gerekiyordu. Orhan Bey'in verdiği be

