İlk hafta zor geçti. Yeni bir şehir, yeni bir dil, yeni bir kimlik. Aylin Kaya olarak uyanmak, Aylin Kaya olarak kahve içmek, Aylin Kaya olarak markete gitmek. Başlangıçta her şey yabancıydı, her şey sahteydi. Aynaya baktığımda Aylin'i görüyordum, ama içimde hâlâ Asena vardı. O henüz gitmemişti. Küçük bir apartman dairesi kiraladım, şehrin kuzeyinde, sakin bir mahallede. Tek yatak odalı, küçük bir mutfak, küçük bir balkon. Ama balkonundan göl manzarası görünüyordu. Ontario Gölü, uçsuz bucaksız, deniz gibi. İstanbul'da Boğaz'a bakardım, burada göle bakıyordum. Değişen tek şey manzaraydı, yalnızlık aynıydı. Orhan Bey'in ayarladığı belgelerle bir hukuk bürosunda iş buldum. Küçük bir göçmen bürosuydu, Türk ve Arap müşterilere hizmet veriyordu. Patronum, altmış yaşlarında, sevecen bir kadındı

