6.Bölüm Ne değişti?

1045 Words
İlayda'dan Babamın bize söylemeden iş yapıyor dediği yerde küçülmek istedim. Bazen dil söylemek ister ama şartlar söylemek için uygun değildir. Abim ve babam çok anlaşamıyor gibi gözüksede ikiside bir birini düşündüğü kesindi. Yunus Reis baba olma hayali kurarken onun ardından çevirilen işler abimin bütün hayata olan güvenini sarsmamışmıydı. Tıpkı benim insanlara olan güvenimi yitirdiğim gibi. Ön yargı hayattan alınan darbeyle oluşmuyormuydu. " Ne yedin ne içtin iki gün kınalı kuzum?" Annemin sorusuyla Karadeniz'in derin sularından çıkar gibi kendime geldim. " Üst komşumuz Hasan abinin kardeşi varmış oraya gittik. Orada evler müstakil, köy gibi bir mahalle evlerden girip aldılar. Bir de başlarına ben sıkıntı oldum." " Olur mu kızım insanlık böyle zamanda belli olur. Arayalım teşekkür edelim... Sanki.. Bana abin yanında yokmuş gibi geliyor yaa neyse.. " Babamın cümlesi biter bitmez hemen savunmaya geçtim. " Yok baba yanından ayırmadı." dedim. Dibime kadar girmiş Aziz'in kokusu buram buram burnuma dolarken yutkundum. Hafif kulağıma doğru sessizce konuştu. " Elini saçlarından çek yalan söylediğinde yapıyorsun. Belli oluyor." Şaşkın mavilerimi muzipce dudağı yana kıvırmış adamla yeniden yutkunurken ağzımı balık gibi açtım açtım kapattım. Zalımıg oğlu böyle yaklaşılır mı? Canıma kastın mı var yaa? " Yaaa! " dedim. Şaşkın balık gibi baktığıma emindim. Yok bu kadar yakınlık bize fazla az öteye gitsin. Bana bakmayı bırakıp cebinden telefonu çıkarırken bir yandan babama açıklama yapıyordu. " Arayalım numarasını Yunus vermişti." " Aa doğru onlarda Samsun'a gelecekti baba." dedim. Bu adam bende akıl mı bırakıyordu adımı sorsan bilemem da. " Ara Aziz, bizde misafir edelim. Az olan lokmayı paylaşan adamdan zarar gelmez." Aziz kafasını sallayıp numarayı buldu. Aziz, Hasan abiyi arayarak ellerini yıkamaya gitti. Ben babama ve anneme çaktırmadan Aziz'i izledim. Ah be kalbim daha ne kadar kendine bunu yapacaksın. Ya hayat Aziz'i önüme çıkarmasaydı. Ya kalbim ottan boktan birine tutulsaydı. Ben Aziz'e aşık olmayı bile seviyorum. Varsın o beni kardeşi olarak görsün. Kalbinde bir yerdeyim ya bana o da yeter. Belli yettiğinden geceleri ağlama sızlamasız uykumuz yok! Diyen iç sesimle savaşırken kapı ziliyle hemen ayaklandım. " Senin geldiğini duymuştur Aslı damladı bak." Annemin arkamdan sesi geliyordu. Hızla kapıyı " geldim, geldim patlama" diye açtım. Karşımda gördüğüm kişi Aslı olmayınca kaşlarımı çatıp sinirle baktım. " Ebru abla..! " " İlayda, geçmiş olsun canım." " Sağol da.. Niye geldin? " dedim. Sesim buz kütlesi gibi soğuktu. Eskiden peşinde abla, abla diye gezinen saf kız değildim. Abime yaptığı affedilemezdi. " Sen de mi İlayda? Neden benim açıklamama izin vermiyorsunuz? Yunus, o nasıl o da geldi mi?" " Abim gelmedi... " demiştim ki arkamdan annemin sesi ardından kendisi göründü. " Kim gelmiş kızım? Kapıda beklettin! " " Hiç önemli biri değil anne! Gidiyordu zaten." diyerek Ebru ablaya döndüm. " " Ebru..! " " Zeliha anne, ben İlayda ve Yunus'u merak etmiştim." " Etma kızım Yunus'un inadını bilirsin. Bir kere güvenini sarstın mı eskisi gibi olmaz, kendi yolunu çiz. İstediğin kariyerine devam et Yunus artık sana engel değil." Annem gayet sert ve açıklayıcı olmuştu ama karşımda fütursuzca duran kadın bundan anladığını sanmıyorum. " Zeliha anne lütfen, Yunus'la konuşmamı sağlasan." " Hadi Ebru abla git babam seni görmesin o bizim kadar kibar olmaz! " dedim. Bir yandan da kapıyı kapatmaya çalışıyordum. " Şimdi gidiyorum ama Yunus'la konuşmanın bir yolunu mutlaka bulacağım." He gülüm he görünce bana da yolla. Diyesim vardı ama annem kızardı. Kapıyı kapatıp içeri geçtim. Aziz'le babam salona geçmiş sohbet ediyordu. Bu adam yorulmadı mı gitse dinlense ya. " Hah! Gel kızım. Bu, Hasan'la ailesi buraya geliyor üst katta misafir edeceğiz." Ben şok! Babam dedemin evine hiç bir yabancıyı sokmazdı. Babam kızına bir günde olsa sahip çıkmış adamı baş köşeye oturtuldu. Yeniden çalan kapıyı bu sefer açmak için giden annem çok geçmeden yanında Hatice abla hemen ardından Özgür'le geldi. Bütün neşem bir anda kendini öfkeye bırakırken bu insan ziyanına öfke gibi bir duyguyu bile çok görüyordum. Benim gibi sinirlenen biri daha vardı. Aziz, kaşlarını çatmış ellerini yumruk yapmış Özgür'e öldürücü bakış atıyordu. Hatice abla, Ömer amcanın ikinci eşi. Özgür'de Hatice ablanın ilk eşinden olma oğlu. Aziz'in hayatı annesinden sonra çok değişirken aynı zamanda çok zorlaşmıştı. Annesinin babası kızının hemen ardından hayata gözlerini kapatınca Aziz'e bıraktığı tüm mal varlığı Aziz'in yaşı tutmadığı için Ömer amcaya geçmişti. Dedesinin evinde tek başına kaldığı yetmezmiş gibi üstüne okurken ona kalan mallardan gelen paradan beş kuruş vermiyordu. Aziz, şimdi eğitmen olarak çalıştığı futbol okulunda parttime garsonluk yaparak okulunu devam ettirdi. Babam bize para verirken onada verirdi hep o da mahçup olurdu. O üzüldükçe benim kalbim ağrırdı. On sekizinden sonra dedesinden kalan tüm mallarını aldı. İşte bu yüzden Hatice abla o hor gördüğü küçükken evine bile almadığı çocuğu şimdi kendi kardeşiyle evlendirmeye çalışıyormuş annemden duymuştum. Ömer amcayı anlamıyordum böyle bir kadın ve oğlunu nasıl sevebilirdi. Ömer amca babam gibi çocuğuna düşkün bir adam değil. O yüzden Aziz'e babam çok kol kanat gerdi. Aziz'de babamı ayrı sever sayar bu yüzden. " Kız rengi bozuk, gene başını belaya sokacak bir şey bulmuşsun? " İnsanlarla daha nasıl konuşulur onun bilgisi bile olmayan öyle bom boş bir insandı işte. Ben cevabını güzel verirdim ama babamın yanında kimseye saygısızlık etmemek için yönümü çevirdim. Bu seferde oğlu insan ziyanı girdi görüş açıma. Elini kaldırıp tek eliyle yüzünü sıvazladı. Elinde kocaman bir yara, bıçak izi vardı. Güya bana hatırlatıyordu. Sağ kolundakini de aç onuda görelim yada yaklaşırsan yenisini bile açarım dememek için Aziz'in o güzel yüzene döndüm. Gözlerini bir bende bir Özgür'de gezdiriyordu. Bakışları Karadeniz gibi hırçın, içine çekip boğmak ister gibiydi. " Hoş geldiniz Hatice, bak bir daha uyarmam kızımın dış görünüşüyle alay eder gibi konuşma ben şaka sevmem ama benim şakalarım insanı ağlatır bilirsin! " Ah! Canım babam. Size babama aşık olduğumu söylemiştim değil mi? İlk aşkım Davut LAZOĞLU. Diğerini söylememe gerek var mı? Şimdi bu adama yaşadıklarımı anlatsam sorumlu kişiyi gözünü kırpmadan öldürmez mi? " Bana müsade Davut amca, misafirler geldiğinde arayacak." Aziz sinirle kalkarken babam kafasını salladı. Kazulet kadın ve oğlu geldi gene bütün sinirleri alt üst etti. Etrafıma bakıp Aziz'in arkasından gittim. Ayakkabılarını giymiş kapıyı kapatacakken seslendim. " Reis! " Kaşları çatık öfkeli hali devam ediyordu. " Teşekkür ederim Reis! Benim için yoruldun.Gene sana borçlandım" " Ben sana yorulmam su perisi ama senin aklın ve kalbin yorgun! Ve ben ne olduğunu mutlaka çözeceğim." Sözlerine şaşırsamda tepkisiz kalıp sesli bir şekilde yutkundum. Yanıma bir adım daha yaklaştı. " Benim ben Aziz! Eskiden ne Yunus'dan nede benden bir şey gizlerdin! Ne oldu su perisi ne değişti? "
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD