Hayatım bir günlüğün ortalarında boş bırakılmış sayfalarından bir kısmı olsaydı, kalemi ona verip tüm yaşadıklarımızı yazması için yalvarabilirdim. Günlükler benim için özeldi. Oraya herkesin monoton hayatının parçalarını yazdığını düşündüğünden çok, hissettiklerini satırlara boşaltmaktı, benim için. Bütün hislerim ondaydı sanki, bundan önce varlığını bile bilmediğim hisleri içimde var etmişti. Onun sıra dışılığına bu kadar çabuk alıştığımı yeni fark ediyordum. Mesela şu an büyük bir süt reyonunun içindeydik. Evet, bana sürpriz deyip getirdiği yer, bir süt reyonuydu. Acaba hayatım boyunca hiç süt içmediğimi mi düşünüyordu? Çünkü on beş taneye yakın süt kutusu almasının başka açıklaması olamaz diye düşünüyordum. Çok mantıklı bir düşünce değildi, kabul. Ama söz konusu Poyraz olunca, ihtima

