MERCAN Kafam tamamen dağılmıştı. İçimde biriken bir öfke vardı ve bu yalnızca Çakır'ın gevşek tavrına karşı oluşmuştu. Bir de, kendimi bir anda yaramaz biri tarafından bir oyunun için katılmış gibi hissediyordum. Yine de merakımı cezbetmeyi çoktan başarmıştı bu konu. İçine çekiliyor gibi büyük bir istekle bir şeyler bulmak, bir şeyler kovalamak adına muhteşem bir arzu duyuyordum. Çakır ve babası Kerim Bey arabalarıyla uzaklaştıktan bira sonra Karan ve Kemal Ağa yanıma geldiler. Kemal Ağa, benim tasarımımı bir dosyanın için koymuştu. Bu kadar özen göstereceğini düşünmemiştim bile. "Artık gidebiliriz. Heyecanlı mısın kızım?" "Daha önce bir atölye görmedim, evet heyecanlıyım doğrusu." "Atölyeler pek kadınlara göre değildir aslında. Yoğun bir koku vardır orada genelde." "Deneyip görmem

