MERCAN Konağa döndüğümüzde akşam yemeğin oturmuştuk. Sessizlik hakimdi. Birgül Yenge'nin suratından düşen bin parça olduğu için olsa gerek kendimi atölyeye gittiğim hatta tasarım yaptığım için suçlu ve yadırganmış hissediyordum. Yine de kendime gelerek bir başkasının doğrusu benim için doğru olmak zorunda değil diyerek aklımdan geçirdim bu gerçeği. Bir başkası bu kadar uyumlu olmak için kendinden vazgeçiyor diye kendimden vazgeçmek zorund değildim. Bi şekilde hayatımı kuracak ve şekil verecektim. "Atölye nasıldı?" diye sordu en sonunda Cihan Abi. Gülümseyerek ağzımdaki lokmayı yuttum, "Güzeldi..." diye cevap verdim. Bunun üzerin fazla konuşmak istemiyordum. "Cevahir Usta'nın bir derdi vardır Cihan. En yakın zamanda ufak bir ziyaret edeceğiz. Aklında bulunsun." Kemal Ağa'nın lafından

