Araba lüks bir restoranın önünde durdu. Şehre çok uzak değildik ancak nezih bir yer olduğunu belli etmek istiyorlarmış gibi biraz şehir dışına konumlandırılmış bu yer gerçekten de içeride seçkin insanların olduğunu belli eden bir yer gibiydi. Araba, restorana doğru uzanan, üzeri beyaz tüllerle çevrelenmiş, demirden çubuklarla oluşturulmuş, kırmızı halı ile üzerinde yürüyeni önemli hissettiren yapay bir yolun önünde durunca, valelerden biri yanımıza koşarak geldi ve ilk olarak benim kapımı ardından da Karan’ın kapısını açtı. Karan, anahtarı valeye teslim ettikten sonra yanıma geldi. Arabada gelirken de, şimdi de beni baştan aşağıya süzüyordu. Bu durum içten içe beni tatmin ediyordu, aptalı oynamanın bir anlamı yok, benden etkilendiğini anladığım zaman içimde zafer çığlıkları atıyordum. Ko

