Arya Aksoy Özel jetten indiğimizde Trabzon’un nemli havası yüzüme çarptı. Yeşil ve mavinin aynı anda ahenk oluşturduğu o müthiş şehirlerden birine gelmiştim. Daha önce hiç gelmemiştim ya da hatırlamıyordum. Özel jete binmeden önce bir camiye gidip dini nikah kıymıştık. Bana tarla, deniz kenarında bir ev ve 300 gram altın mehir vermişti. Bunları duyunca küçük dilimi yutmuştum. İtiraz da edememiştim. Jete bindiğimizde de bana ailesini anlamıştı. Sonunda Trabzon’daydık ve macera başlıyordu. Sungur Alp, korumalarla konuşurken ben derin nefes aldım. Toprak ve deniz karışımı kokuyordu. Aniden başıma saplanan ağrıyla elimi oraya bastırdım. Sungur Alp’i gördükten sonra da aynısı olmuştu. Gözlerimi sıkıca yumdum. Gözlerimin önüne birkaç tane anlamadığım görüntü geldi. Ormanlık bir alanda b

