Metehan Yavaşça ikinci kata çıktım. Aklım hala kızdaydı. Ama içim rahattı. Bana o son bakışı, kartı öylece dişleriyle alması bana ulaşacağının bir işaretiydi. Dursun abi ofisimin önünde bekliyordu. Ben yaklaşınca kaşlarını çatıp bana baktı: “Ne oldu aşağıda Metehan?” Bir elimi omzuna koydum ve gülümsedim: “Hiçbir şey Dursun abi. Sen kazandın, dansçı falan olmayacak.” Bana inanmıyormuş gibi baktı. O daha fazla soru soramadan elimi ofisin kapısının koluna koydum ve devem ettim: “Haklıydın, kötü bir fikirdi. Dansları da hoşuma gitmedi zaten. Hadi sen çocukları tekrar çağır da işe devam etsinler.” Kapıyı açıp ofisime girdiğimde ise Kuzgun’u volta atarken buldum. Ben kapıyı kapatır kapatmaz bana doğru yürüdü ve ellerini beline koydu: “Metehan hayırdır kardeşim? Neydi o aşağıdaki haller

