Yaylanın soğuk havası yüzümüze çarpıyordu ama içimde bir sıcaklık vardı. Alpaslan’ın kolu, ince bir dokunuşla belimdeydi. Karın içinde yürürken, her adımımızda karların altında ezilen dalların çıtırtısı duyuluyordu. Hava soğuktu, ama aramızdaki sıcaklık o soğuğu hissetmeme engel oluyordu. “Üşüyor musun?” “Rüzgar estikçe biraz üşüyorum ama eve dönmek istemiyorum.” Elini belimden çekip parmaklarını benimkilerle birleştirdi. Karın beyazlığıyla parlayan ellerimize baktım; ellerimiz birbirini sımsıkı kavramıştı. “Evlenme hayalim olmadı ama bir gün evlenir miyim diye düşündüğüm anlar zaman zaman oldu. Karımla buraya gelmeyi çok istiyordum. Farkındaysan evlerin birçoğu boş, bu yüzden de ses seda yok burada, huzur var.” Başımı hafifçe kaldırarak yüzüne baktım. “Karının başkası olduğunu düşü

