İNADIM İNAT

3111 Words

Yatağın içinde sağa sola dönüp duruyordum. Alpaslan hâlâ gelmemişti. Üzgün, mutsuz ve içimdeki sıkıntı giderek büyüyordu, sanki her nefes aldıkça göğsümde bir ağırlık daha ekleniyordu. Ne olmuştu böyle? Her şey nasıl bu kadar çabuk sarpa sarmıştı? Kafamda bir sürü düşünce birbirine çarpıyor, içinden çıkamadığım bir döngüde kayboluyordum. Salondaki sesler yüksekti. Konuşmalarımızı nasıl duymuştu? Dudaklarımı mı okumuştu? Yoksa o sessiz, keskin bakışlarla her şeyi zaten mi anlamıştı? "Keşke..." dedim pişmanlığın ağırlığı omuzlarıma çökerken. "Keşke konuşmasaydım, keşke... Duymasaydı." Onu ne kadar kırmış olmalıydı bu sözler. Ben ona güveniyordum. Telefonunu karıştırmayı düşünmezdim bile. Cemre ablamın söyledikleri beni o kadar allak bullak etmişti ki... Bunu nasıl anlatacaktım ona? Gözleri

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD